Voleybol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Voleybol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mart 2012 Pazartesi

Şampiyon Fenerbahçem ne istersen iste benden...

Fenerbahçe Spor Kulübü tarihinin en önemli kupası kaptan Seda'nın ellerinde yükselirken, bizim göz yaşlarımız ise yer çekimine mağlup oldu. Başta Naz, Nihan, Eda ve Seda olmak üzere bütün kızların emeklerine sağlık.
 En büyük Fenerbahçe!

Herkes Kim'i öne çıkaracak ne de olsa. İnanılmaz oynayan Nihan'a gitsin benim alkışlarım da.


15 Mayıs 2011 Pazar

Elde Var Üç

Şampiyonluk anında, son bloğu tutan Eda'yı ancak kucakta yakalayabilmişim:)
Finalin ilk ve son maçının final setlerinde harika işler yapan Yağmur

25 Nisan 2011 Pazartesi

Bugün Gazete Okumayın

Fenerbahçe'nin medyada daha çok yer aldığından şikayetçi olan Fenerbahçesiz kardeşlerim, size sesleniyorum. Bugün bırakın gazete okumayı, gazete bayisinin önünden dahi geçmeyin.

İşe gelirken göz ucuyla baktım gazetenin birine. İlk iki spor sayfasını utanmasalar sarı-lacivert basacaklarmış. Doğum kontrolünü 'coitus interruptus' yöntemiyle kotarabileceğini düşünen aklıevvel misali Buca karşısına çıkan Fenerbahçe'nin, nasıl direkten döndüğünü ballandıra ballandıra anlatmışlar.

Bu kadar lacivert yetsin artık umuduyla çevrilen üçücü sahife de Fenerbahçe dolu. Haber de haber olsa. Normal sezonu beşinci bitiren Fenerbahçe erkek voleybol takımı, Avrupa Challange Cup finalisti ve Türkiye Kupası şampiyonu Arkas'a maç vermeden final serisini kazanmış. Hepi topu son dört sezonda üçüncü şampiyonluklarıymış.

Tamam şimdi sıra bize geldi derken, o da ne...Fenerbahçe Ülker, onca eksiğine karşın Efes Pilsen'i uzatmaya giden maçta mağlup etmiş. Ligi lider bitirmeyi, olası bir Efes Pilsen eşleşmesinde ise seriye 1-0 (Yönetmelik değişmez ise playoff arifesinde) önde başlamayı garantilemiş.
Neymiş efendim, spor kulübüymüş...

24 Nisan 2011 Pazar

Elde Var 2

Kadın basketbol takımı, tarihin en önemli şampiyonluklarından birine imza attı geçtiğimiz Pazar. Maçın hemen ardından salya sümük ağlarken yazmaya niyetlenmiş, sonra mutluluktan zeka yaşımın üç seviyesinde olduğunu fark edip vazgeçmiştim.

İlk paragrafta kızların hakkını teslim edip,  ikinci paragrafı kimsenin beklemediğini bir kez daha gerçekleştiren erkek voleybol takımına verelim. Ligi 5. bitirip, saha avantajının rakiplerinde olduğu üç seriden alnının akıyla çıkan Fenerbahçe, son dört sezonda üçüncü şampiyonluğunu kazandı. Müstakbel kuzumuzun, anasının karnında da olsa tanık olduğu ilk şampiyonluk olarak tarihe geçti. Ellerinize sağlık.)

Fenerbahçe 3-0 Arkas (Seri de 3-0 Fenerbahçe'nin şampiyonluğuyla tamamlandı)

27 Şubat 2011 Pazar

Geçmiş Olsun Selçuk Kardeş

İstanbul'da hava buz gibi, rakip de lig sonuncusu Kasımpaşa iken, şeytanın işi pek kolaydı ama yine de bizi mağlup edemedi. Sırf şampiyon olduğumuz vakit, "Beraber ıslandık yağan yağmurda..." demeye yüzümüz olsun diye, çıktık sıcacık evimizden.

Stada doğru yol alırken, Radyo Fenerbahçe'de Kıvanç Özkök ve Aylin Abla'nın seslerini işitince, Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom (Eksik yazmamışımdır inşallah takımın ismini) maçını atladığımı fark ettim. Fenerbahçe Acıbadem'in ilk seti kaybettiği anlarda, maç önceleri uğrak yerimiz olan Ciğerimin Köşesi'ne ulaştık. Bir yandan ısınmaya, öte yandan karnımızı doyurmaya çabalarken, radyo kulağımızda kalbimiz ise Burhan Felek'te idi. İkinci seti alıp durumu eşitlemişken, ufaktan stada yollandık.

Biricik kuzum bir kez daha atkı ve eldivenlerini unuttuğu için, ve de hava gerçekten çok soğuk olduğundan, Fenerium ziyareti elzem oldu. Kulübe katkıdan ziyade, bünyeye katkı olsun diye aranan eldiveni bulamadık ama aynı atkıyı beğendiğimiz iki İngiliz'i görünce mağazada, yazacak hikaye oldu diye sevindim içten içe. Son zamanlarda stad etrafında gördüğüm ecnebilere kafayı yorarken, "ticket, ticket, bileet..." diye fısıldayan karaborsacıyı görünce dumurların ağababasını yaşadım.

Santrayla beraber omuza omuza başladığı vakit, Vakıfbank G.S.T.T... setlerde 2-1 öndeydi ve oyunun 4. setinde Fenerbahçe Acıbadem gerideydi. Kuzuyu futbol maçını izlemekle görevlendirip, kulaklıklar vasıtasıyla voleybol maçında buldum kendimi. Final setine taşımak için mutlak alınması gereken sette 22-18 gerideyken, büyük insan Alex De Souza topun dibine üfledi ve Fenerbahçe benim gibi konsantrasyon sıkıntısı yaşadığı maçta, 1-0 öne geçti. Gole sevinirken, voleybol maçında sayılar ardı arkasına gelmeye başladı ve Fenerbahçe seti 27-25 kazanarak maçı son sete taşıdı.

Son seti dinlerken nadiren kafayı kaldırdığım anlardan birinde, Gökhan Gönül ortaladı, Yobo indirdi, hakemliği kendisi kadar yakışıklı olmayan Halis Özkahya, Kasımpaşa lehine penaltıya hükmetti. Varela, topu beyaz noktaya diktiğinde, Fenerbahçe Acıbadem final setinin final sayısını alarak maçı kazanınca, benim yumruklar gayriihtiyari havaya kalktı. Yumrukların inmesine gönlü razı olmayan Volkan Demirel, soluna gelen topu kurtarınca saniye aşırı Fenerbahçe Spor Kulübü için sevinerek tarihe geçmiş oldum:)

Fenerbahçe'nin bana kalırsa konsantrasyon sorunu sebebiyle zorlandığı maç, Dia'nın ikinci yarının başında attığı golle, 55. dakikada gayri resmi olarak tescillendi. Voleybol maçını bırak, futbol maçından aklında ne kaldı diyen varsa eğer...

Selçuk Şahin iyi futbolcu.

Fenerbahçe 2-0 Kasımpaşa
Fenerbahçe Acıbadem 3-2 Vakıfbank G.S.T.T

29 Kasım 2010 Pazartesi

Fener Mesaisi

Güne Galatasaray derbisi ile başlayıp, Galatasaray derbisiyle günü sonlandırmak, derbiden sayarsanız eğer araya bir de Beşiktaş galibiyeti eklemek pek keyifli imiş onu öğrendim Pazar günü. Aykut Hocam sağolsun...

Bu sene futbol takımına küsüp, kendini kadın basketbol takımına adayan kuzen Puskas (Gerçi her sezon başı küsüp, son haftalarda barışır ya, aramızda kalsın:), Pazar akşam derbiye gidelim mi dediği vakit, aklımda sadece Caferağa'ya gitmek vardı.

Kadının fendinin, erkeği yenmesine razı olmayan gönlüm Caferağa derbisini gün sonuna öteleyip, derbi güzergahının ilk durağı olarak Burhan Felek'te oynanacak erkek voleybol maçını seçti. Yeni salonu görmek cabası, maçın adı da Fenerbahçe-Galatasaray olunca, sürpriz mağlubiyete karşın keyifli başladı derbi maratonum. Kaptan Arslan'ın kötü performansına, Miljkovic'in sıçramadan  topa vurabileceğine olan inancının devam etmesi eklenince, ezeli rakip 23-25 sonuçlanan üç setin ardından sahadan galip ayrıldı.
Fenerbahçe 0-3 Galatasaray

İkinci maç Fenerbahçe Acıbadem ile Beşiktaş arasındaydı. İki takım arasındaki dağları fark etmek için Aylin Abla olmaya da gerek yoktu.Caferağa'nın yolunu tutarken, ilk set henüz sonuçlanmıştı ve kızlar terlememişti bile. Vakti zamanında, Demirören'in "Paf takımıyla çıkarım haaa!..." diye bir tehdidi vardı ya hani...Sözünün eriymiş başkan.
Fenerbahçe Acıbadem 3-0 Beşiktaş

Üçüncü ve asıl maç için, bu sefer Puskas ile beraber, salonda yerimizi aldık. Takımlar ısınırken smaç vuran kadın (Sylvia Fowles), biraz gözümü korkutsa da, Nevriye, Birsel ve Esmaral'in hala çubuklu için mücadele ettiğini hatırlayıp rahatladım. Maça iyi başlayan Galatasaray oldu. Fowles'ın pota altını domine etmesi, Augustus'un hepsini tek elle bitirdiği cemşatlarının giresinin tutması ve Fenerbahçe'nin ısrarla boş şut kaçırması rakibin öne fırlamasını sağladı.
İlk üç periyot her şey Galatasaray'ın istediği gibi giderken, kritik anlarda lehlerine çalınan hakem düdüklerinin de katkılarıyla, final periyoduna dokuz sayılık avantajla girdiler. Top hırsızı Birsel Vardarlı'nın ön sahada yaptığı baskıyla sertleşen Fenerbahçe savunması, yine Birsel'in asistleriyle farkı eritti ve bitime dört buçuk dakika kala Taurasi'nin attığı üçlükle ilk kez öne geçince, bana da kuzene çaktırmadan mutluluktan yaşaran gözlerimi silmek düştü.
Fenerbahçe 74- 68 Galatasaray Medical Park

6 Haziran 2010 Pazar

De Samet

Şu dünyaya Samet olarak gelmek varmış anasını satayım...

12 Mayıs 2010 Çarşamba

Eczacıbaşı Türkiye'dir

Kız 2 senedir Güneş Sigorta'da oynuyor. En son final serisinde bizim kızları en çok zorlayan oyuncu idi. Canım Hürriyet hala "Neslihan Demir sonunda Türkiye'ye gelmeyi kabul etti" diye manşet atıyor. 

Ya sabır...

25 Nisan 2010 Pazar

Burcu Hakyemez

Hakyemez kontenjanından spor camiasında yerini alan bu güzel kardeşimize, Allah akıl fikir ihsan eylesin.

Galatasaray'da top oynayan kardeşinin yüzü suyu hürmetine, Fenerbahçe Acıbadem ile Galatasaray'ın Avrupa mücadelesini aynı kefeye koyan Hakyemezler'den voleybolcu eskisi Burcu, bu sefer de voleybol federasyonu tarafından öğlen 12'de brunch niyetine oynatılan erkekler Türkiye Kupası finalinin ardından galip Ziraat Bankası'nın kaptanı Zafer Paşaoğlu'na sordu, ve cevabını aldı. 

Tebrikler Ziraat Bankası, eline diline sağlık Zafer Paşaoğlu.
 
B.H: Kıl payı kaçırdığınız lig şampiyonluğunun ardından, Türkiye Kupası'nı kazanarak Ziraat Bankası'na ilk şampiyonluğunu kazandırdınız. Ne söylemek istersin?

Z.P: (Tebessüm ederek...) Yok ligi kıl payı falan kaçırmadık, seriyi net kaybettik. Kupa için ise çok mutluyum, aileme armağan ediyorum...

PS: Erkekler voleybol ligi final serisi, Fenerbahçe'nin ikisi Ankara'da kazanılan, toplam 3 galibiyetiyle 3-0 sonuçlandı.

18 Nisan 2010 Pazar

Elde Var Bir

Seri 2-0 olduktan sonra kupa gözümüzün önünde yükselsin bencilliğine kapılıp, İstanbul'da oynanacak 4. maçı beklemeye başlamıştım. Kaptan Arslan, "Ankara'da kaldırırım kupayı sen dert etme" dedi.

Gitmesem de, görmesem de o kupa benim, pasörlerin en iyisi...

Ziraat Bankası 1-3 Fenerbahçe

15 Nisan 2010 Perşembe

Maşallah

Reklamsız çubuklu forma armanın gururu olmaya devam ediyor.

Arslan önderliğinde, normal sezon performansının çok üstüne çıkan Divis'in katkılarıyla final serisinde skoru 2-0'a getiren Fenerbahçe şampiyonluk yolunu yarıladı. Cumartesi Ankara'da oynanacak maç kazanılırsa, erkek voleybol takımı senenin ilk lig kupasını kazandırmış olacak olmasına ancak benim gönlümden geçen kupanın Salı akşamı hınca hınç dolu tribünler önünde kaptan Arslan'ın elinde yükselmesi.

Kim bilir belki bende dokunurum kupaya...

Ziraat Bankası 2-3 Fenerbahçe

4 Nisan 2010 Pazar

Vay Anasını Sinkaf !

Haftasonu çalışmak zorunda kalan zavallı kardeşiniz, Pazar öğleden sonra 16:30'da ofisten çıkıp stadın yolunu tuttu. Onca yorgunluğa karşın Fenerbahçe'ye kavuşma özlemi Herr Daum'un rejenerasyon idmanları gibi geldi yorgun bedenime. Derbi galibiyetinin ardından yer gök sarı lacivert olmuştu Kadıköy'de. Merdiven boşlukları dahil ağzına kadar dolu olduğunu söylersem eğer stadın siz yine de inanmayın. Şu sıralar her türlü bahaneden yararlanılıp ceza verilebilir takıma. Bir Fenerbahçeli blogger olarak bu sorumluluğu ben kesinkez alamam.

Alex oynamaya, Yıldırımlar'dan Yunus ise oynatmamaya çıkmıştı sahaya. Yıldırım'ın gücü Alex önderliğindeki Fenerbahçe'ye yetmeyince maçın ikinci yarısının başıyla beraber gayri resmi skor tescillenmiş oldu ve benim için Kayserispor maçı nihayete erdi.

Sıra kızlarda idi. İlk 2 setin kaybedildiğinden haberdar, koridora koştum. 2-1 olursa eğer maçın son sete taşınacağını hissediyor, belki de çok istediğimden öyle sanıyordum. Futbol takımının sahada verdiği mücadeleden tatmin olmuş 100 küsür Fenerbahçe aşığı, koridorda televizyonlar önünde kümelenip kızlara göndermeye başladık bütün sevgimizi. Aşkımız 2-2'ye getirmeye yetsede maçı, şampiyonluk için nefesimiz yetmedi.

Hüzün, sevinç, gurur kolkola girmişken zihnimde baba yadigarı Milliyet'in internet sitesine baktım, bakmaz olaydım. Öfke hepsine baskın artık. 

Bu manşeti atan kardeş gelsin bulsun beni, kınasını kendi ellerimle yakmayanın ağzına sinkaf...

21 Mart 2010 Pazar

Yaşasın

Fenerbahçe Acıbadem ile Galatasaray arasında 16 Mart akşamı oynanan bayanlar Türkiye Kupası çeyrek final maçında kazanılan set ardından Galatasaray taraftar forumunda yaşanan benzersiz sevinç.

11 Mart 2010 Perşembe

Jan De Brant


Ellerine sağlık hocam.
 
Fenerbahçe Acıbadem, dörtlü final için tek setin yettiği maçta ilk seti alarak turu cebine koydu. Salonu dolduran taraftarların hatırı için ardına 2 set daha ekleyip şampiyonluk yolunda bir Rus daha eklemiş oldu listeye.

Fenerbahçe Acıbadem 3-0 Odintsovo

6 Mart 2010 Cumartesi

Fenerbahçem Benim

Yenilmez armada dedikleri bu olsa gerek. Kızlar 6'lı playoff maçının ilkinde bir Rusya deplasmanından daha 73 dakikada döndüler. Zarechie Odintsovo deplasmanından 3-0'lık sonuçla dönen Fenerbahçe-Acıbadem Cannes'ın ev sahipliği  yapacağı dörtlü finalin kapısını ardına kadar açtı.

Bergamo-Pessaro galibi, mutlak bir İtalyan ile oynayacakken Fenerbahçe, Güneş Sigorta'yı ilk maçta İstanbul'da mağlup eden bir diğer İtalyan Asystel Novara ise muhtemelen ev sahibinin rakibesi olacak.
 
3-4 Nisan tarihlerinde, Fenerbahçe futbol takımı için pekte hoş hatıraları olmayan Cannes'dan Avrupa Şampiyonu olarak yurda dönmesi olası olan bayan voleybolcular, Avrupa'nın 1 numaralı kupasında şampiyon oldukları takdirde Türk spor tarihinde ilk kez yaşanacak muazzam bir başarının altın palmiyeli aktrisleri olacaklar.

9 Ocak 2010 Cumartesi

İpin Ucu Kaçtı

Ezeli rakibi bir kez daha eli boş gönderen, başta kaptan Arslan tüm voleybol şubesinin ellerine sağlık...
Maçı 2-1'den çeviren, final setinde 8-5'den geri gelen Fenerbahçe maçı kazanırken, son sayıya gönülleri el vermeyen Galatasaraylı kardeşler oyuna müdahil olarak maçın süresini uzatsalar da kaçınılmaz sonucu değiştiremediler .
Fenerbahçe 3-2 Galatasaray

PS: Benim takip edebildiğim çubuklu-parçalı rekabetinde U14, U15 ve A2 futbol liglerinde oynanan maçları sizlerle paylaşmakta geciktim. 14 yaş altında oynanan maçta abilerine özenen ufaklıklar, kardeşlerini 4-2'lik sonuçla uğurkarken, Florya'da oynayan A2'ler 0-0'lk sonuçla ezeli rakibe bu senenin ilk puanını verdiler. 15 yaş altı mücadelesinde ise Lefter Küçükandonyadis tesisleri'nde oynanan maçta, son saniyede rakibine yakalanınca Fenerbahçe maç 2-2 sonuçlandı.

23 Aralık 2009 Çarşamba

Fenerbahçe Spor Kulübü Sunar

3 saat içinde, 3 farklı branşta, biri ezeli rakip karşısında alınan 3 galibiyet. Kıçınızı kaşıyın güzel kardeşlerim...

Galatasaray 0 - 3 Fenerbahçe Acıbadem (Teledünya Türkiye Kupası)
Fenerbahçe 3-0 Altay ( Ziraat Türkiye Kupası)
Türk Telekom 68- 70 Fenerbahçe Ülker (Beko Basketbol Ligi)

30 Kasım 2009 Pazartesi

El Almaz

Galatasaray 1:3 Fenerbahçe ( Erkek Voleybol)

Fenerbahçe 1:0 Galatasaray ( A2 Ligi)

Galatasaray 0:3 Fenerbahçe Acıbadem (Bayan Voleybol)

Fenerbahçe 3:1 Galatasaray (Erkek Futbol)

Galatasaray CC 0:20 Fenerbahçe Ülker [(Erkek Basketbol), (Hükmen)]

Galatasaray 77:84 Fenerbahçe (Bayan Basketbol)

3 Kasım 2009 Salı

Fenerbahçe 3-1 Arkas

Türkiye Kupası 2. turunda Arkas ile karşılaşan Fenerbahçe, İzmir'de kaybettiği lig maçının rövanşını aldı. 2. setten itibaren izlemeye başladığım maç, benim ömrümde izlediğim en çekişmeli sete (44-42) sahne oldu. Maçın hakemi İlhami Şenyurt'un son sette maçın önüne çıkma ve bir önceki sette Arkas'ın pasörü Hüseyin'e gösterdiği kırmızı kartın diyetini ödeme çabalarına karşın her spor severin iki takım oyuncularının gösterdiği mücadeleyi izlemelerini şiddetle tavsiye ederim.

Coskovich'in toplam 86 sayının olduğu inanılmaz 3. setin ardından çıkılan son sette, Arkas'lı oyuncuların servisleri fileye ancak yetiştirebildiği dakikalarda, vurduğu insan üstü smaç servislerini ağzım açık büyük bir hayranlıkla izledim, sizde izleyin.

Fb Tv'de, bu satırlar yazıldığı sırada banttan tekrar yayınlanmakta...