Trabzonspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Trabzonspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Eylül 2011 Pazartesi

Bir taşla iki kuş


Kaderin cilvesi mi yoksa fikstürün azizliği mi bilinmez ancak geçtiğimiz sezon Fenerbahçe'nin peşine takılan Trabzonspor, bu sezon ise Galatasaray'ın ardından geliyor. Bir önceki hafta- Hafta dediysem lafın gelişi; Fenerbahçe için günaşırı, diğer takımlar için ise üç dört günde bir maç var artık play-off güzeli ligimizde.- Galatasaray karşısına çıkan ekipler, takip eden maçta Trabzon'a rakip oluyorlar.

Bu takımlardan biri olan Samsunspor, dün akşam Galatasaray karşısında kendini sınadı. Trabzonspor maçı öncesi oynanan bu 'hazırlık' maçında iyi mücadele eden kırmızı-beyazlı ekip, üçüncü Fatih Terim dönemine İBB karşısında hayal kırıklığıyla başlayan Galatasaray'dan neredeyse puan alacaktı.

Felipe Melo'nun sıra dışı golüyle ilk yarıyı önde bitiren Galatasaray karşısında beraberlik golünü bulan Samsun ekibi, önce kaleci Ahmet Şahin'in hatası ve Elmander'in düzgün vuruşuyla geriye düştü, ardından da Müftüoğlu'nun üstün gayretiyle on kişi kaldı. Ahmet Şahin'in ihraç edilmesiyle sonuçlanan penaltı pozisyonu Galatasaray'ı rahatlatırken, kalecisi ve kaptanı Ahmet Şahin'i bir sonraki maçta Trabzonspor karşısında oynatamayacak olan Samsunspor'u ise sıkınıtya düşürdü.

Şu hep bahsedilen 2000 ruhu, bu sefer bir taşla iki kuş vurmaya niyetlenmiş olabilir mi?

27 Mayıs 2011 Cuma

Manifesto

Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre manifesto kelimesinin iki tane anlamı var. İlk akla gelen ve çoğumuzun aşina olduğu manası: "Toplumsal bir hareketin siyasal inanç ve amaçlarının açık ifadesi." iken, ikinci ve meslekten olmayanların pek de bilmesine gerek olmayan anlamı ise: "Bir gemideki malları göstermek için kaptan tarafından boşaltma işlemlerinin yapılacağı gümrük idaresine verilen liste." dir.

Şampiyon olan takımı tebrik için tek satır yazmaktan imtina eden Tranbzonspor resmi web sitesi, içinde şu cümlelerin de geçtiği bir manifesto yayımlamakta mahsur görmemiş.

"Ancak yine Fenerbahçe’nin, soyunma odası basan, hakemlere hakaretler yağdıran, sahaya giren bir de Başkan’ı bulunmaktadır. Haklı söylemlerimiz nedeniyle bize yönelik eleştiriler yapılırken, nedense bu vasıfları taşıyan kişilere bir tek olumsuz cümle yazılıp, söylenememektedir.

...

Yaygın medyanın, yıllardır Güneydoğu insanının köşeye sıkıştırılmasının bugün karşımıza çıkardığı sonuçların bir benzerini Trabzonsporlular’a yaşatması ihtimalinin vebalini taşıyıp taşıyamayacağını sorgulamasının zamanı gelmiştir. "

Alenen provokasyon üzerine kurulan, sezon biter bitmez dağılan kadro ve yönetim başarısızlıklarına yöre halkının yoğunlaşmasına engel olmak için yerel gazeteler aracılığıyla yayımlanan bu metnin toplumsal bir hareketin siyasal inanç ve amaçlarının açık ifadesi olduğunu söylemek akıl kârı değil.

Olsa olsa batan geminin mallarının, kaptanı tarafından listelenmesi işlemidir bunun adı. (bkn:İlk paragraf)

17 Mayıs 2011 Salı

Güldürme Beni

Fenerbahçe şampiyon olursa tebrik edeceklerini söyleyen nüktedan başkan, bu sefer taklit yeteneğini kullanarak milyonları güldürdü. Medeni insan taklidiyle tebessüm ettiren başkan, çok değil üç beş hafta önce ise şöyle buyurmuştu:

“Fenerbahçe'yi tebrik ediyorum. Kayserispor'un kalecisini de tebrik ediyorum. Vurgulu cümlelerle söylemek doğru olur. Muazzam bir kaleciymiş, esas bahsedilmesi gereken konu o, daha ikinci dakikada pes ettirdi Kayserispor'u ve daha gerisine de gerek kalmadı.”

İçinin güzelliği yüzüne vurmuş olan başkan, iyilik yapmak için Volkan Babacan’ın günahını almıştı sadece. Fenerbahçe altyapısından çıktığı için bilerek hata yaptığını zinhar kastetmemişti.

İki hafta sonra bu sefer Trabzonspor karşısına çıkan Kayserispor, kalecisinin hatasıyla henüz maçın başında bir kez daha pes etmek zorunda kaldı. Nüktedan başkan yüzünde kocaman bir tebessümle “O başka, bu başka…” diyerek ayaküstü gırgıra devam etti.

Ligin sondan bir önceki haftasında, şakacı başkanın takımının rakibi İstanbul Büyükşehir Belediyespor, İBB savunmasının son adamı ise altyapı eğitimini bir türlü tamamlayamadığı için Fenerbahçe’den gönderilmek zorunda kalan Can Arat idi. Doğum yeri hanesinde Kadıköy yazan ve düpedüz Fenerbahçe taraftarı olan bu çocuk, merkezi sinir sistemi ile kaslarını bir kez daha koordine edemedi ve onun büyük hatasıyla Trabzonspor maçın hemen başında öne geçti.
Fotoğraf Hayatım Fenerbahçe'den arak.)
İki gündür bekliyorum...
Nüktedan başkandan konuya ilişkin bir şaka, ufacık takılma, minicik bir alay gelmedi daha. Ne de güzel alışmıştık halbuki gülmeye.

24 Ağustos 2010 Salı

Hoşgeldin Kardeş

Fenerbahçe kaybetti ancak bir kaleci daha kazandırdı Türk futboluna.
Trabzonspor 3-2 Fenerbahçe

21 Haziran 2010 Pazartesi

Saçılım

Barış Ataş (1987, Diyarbakır, Kulp) Türk milli (14 kez ümit milli) futbolcu. Söylenen o ki tekmelerini Trabzonspor formasıyla atacakmış önümüzdeki sezon.

21 Ağustos 2009 Cuma

12 Haziran 2009 Cuma

Çakma Louis Vitton yeter de artar...


Meşhur Salı Pazarı'nı İstanbul'da yaşayanlar iyi bilirler. Yakın çevredeki illerden bile teyzeler bu pazara alışveriş yapmak için gelirlerdi pazar Kadıköy'den taşınana dek. Bu pazarda meyva sebzelerin en tazelerini bulmak mümkünken; bunun yanı sıra kılık kıyafet, çanta aklınıza gelen herşeyin orjinalinin aynısının tıpkısı çakmalarıda bulunurdu. Bu pazara çıkıpta başının etini yiyen kızının gönlünü yapmak için çakma lacoste çanta elinde evine dönen teyzeler bazen beklemedikleri tepkilerle de karşılaşabilirler. Okuldaki arkadaşlarından görüpte özenen kızcağız işi abartıp ben bunu koluma takmam Louis Vuitton istiyorum diye tutturabilir kabul...
Ama eşi memur, kendi ev hanımı hangi mantıklı ana tamam evladım iyi o zaman anneannenden yadigar yüzüğümü satıp üstünüde ihtiyaç kredisiyle tamamlayıp alırız sana istediğin çantayı der?
Sen önce Samet Aybaba ile anlaş, sonra git İsveçli Eriksson'u Trabzon'a getirmeye çalış. Ortası yok mu kardeşim bu işin...

31 Mayıs 2009 Pazar

61. dk Taraftarı


Trabzonspor tarafarını oldum olası eleştiririm ancak son sezonda başlattıkları 61. dk hikayesinden sonra vahları bile kalmadı...
Fenerbahçe için oynayacağı +1 ön eleme ve ezeli rakip Galatasaray'ın üstünde ligi bitirmek dışında önemi olmayan maçta, Trabzonspor'un şampiyonlar ligi biletine kavuşma umudu hala sürmekteydi. Bunca itici motivasyona karşın Trabzonspor taraftarı dakika 61'de çocuklar misali balon uçurmak haricinde bir "şeye" derman olamadılar. Eskiden taş atarlardı, sahaya girerlerdi ama en azından oyunun içinde olur, rakibi bozarlardı. Şimdi teyatora izler misali toplanmış, 61. dk olsa da yüzümüzün akıyla bu haftaki görevimizi ifa etsek diye bekliyor paşazadeler.

Trabzonspor 1-2 Fenerbahçe

7 Mayıs 2009 Perşembe

Şampiyonluk Alternatifleri

Milenyumdan çizgiyi çekip Türkiye 1. Futbol Ligi'nin son 8 sezonunu, ve de üzerine içinde bulunduğumuz sezonun ezber bozan tablosunu ekleyince çıkan sonucu en baştan iliştireyim...

...Beşiktaş bu sezon şampiyon olamaz ise, kolay kolay takip eden en azından 3-5 sene daha şampiyon olamaz.

O senin içinden geçen güzel kardeşim diyenler olacaktır elbet ama okuyanlar farketmiştir bizim derdimiz rakibin sarı-kırmızı olanıyla. Dolayısıyla Beşiktaş'ın şampiyonluk ihtimali beni rahatsız etmez aksine Mustafa Hoca'ya olan saygımızdan ötürü mutlu bile eder. (bknz: ...Mustafa hocanın takımının şampiyonluğuna da onun adına sevinirim sanırım.)

Gelelim son 8 senenin rakamlarına. "Türbülent" misali devre arasında rakibin eksiklerini analiz edecek kadar teknik donanımım yok gerçi ama bu analizi yapmak için pekte donanımlı olmaya hacet yok. Biz Fenerbahçe taraftarının bir türlü beğenemediği takım son sekiz senede 4 kez şampiyon olup, 3 kez de ecnebilerin runner-up diye taçlandırdığı ikincilik koltuğuna oturmuş. Kalan 4 şampiyonluğun 3'ünü rakip Galatasaray kazanırken, 2 kezde ikinci olmuş sarı kırmızılı ekip. Bu sene şampiyonluğun en önemli adayı olan Beşiktaş ise son sekiz senede 100.yılın hatırına muhteşem geçen 2002-03 sezonunda şampiyon olup, bir kezde Fenerbahçe'nin ardında 2. olabilmiş.

Son 4 senedir birinci ligde mücadele eden Sivasspor ise, şampiyon olması halinde Türk futbolunun seyrinin değişmesine yol açabileceği bu sezona kadar yükseldiği sene 8, takip eden sene 7. olmuş, geçtiğimiz sene ise ikinci Fenerbahçe ve üçüncü Beşiktaş ile aynı puana sahip olmasına karşın 3'lü averaj sebebiyle dördüncü olmuştur.

Trabzonspor'u bu hesapları yaparken hiç dahil etmememin sebebi ise, ligin bitmesine 5 hafta varken şampiyonluk şansı süren bir ekibin hocasının işine son verilmesini adil bulmamam ve Karadeniz ekibinin sistemsizliği kendine sistem edinmesi sebebiyle şampiyon olma olasılığının rakamlarla kanımca açıklanamaz olmasıdır. Gerçi geçtiğimiz sene teknik direktörsüz ve sistemsiz şampiyon olan Galatasaray var ancak her sene sistemsizlik kazanırsa "mucizenin" sözlük anlamını dil bilimciler değiştirmek zorunda kalır.

Bu süreçte Fenerbahçe'nin puan ortalaması 72,75 iken, her alanda en büyük rakip Galatasaray ortalama 72 puan toplamıştır. Beşiktaş'ın ortalaması ise (85 puan topladığı 100.yıla rağmen) ancak 66,25 olabilmiştir. Ligi kuruluştan bu yana domine eden iki ekip birden yarış dışı kalmışken, Sivasspor'un şampiyonluğu dolayısıyla Beşiktaş'ın şampiyon olamaması Türk futbol tarihinin en büyük sürprizi ve belki de ülke futbolunun geleceği için en hayırlısı olacaktır.

30 Nisan 2009 Perşembe

Haydi Trabzon

Alpella'nın Trabzonspor'a devri ve Trabzon şehrinin basketbola 2. ligden bile olsa dahil olması üzerine ben bir Fenerbahçe'li olarak mutlu olmuştum. Yapılan yatırımın karşılığını alan Trabzonspor yükselme grubuna dahil oldu ve Konya'da gerçekleşen final grubu ilk turunun son maçında Tofaş'ı mağlup ederek, önümüzdeki hafta Antalya'da devam edecek seride her takımın 1. lige yükselme şansının devam etmesi sağladı.
4'lü final gurubunda ilk ikiye giren takımların 1. lige yükseleceği mücadelenin ilk ayağını, Tofaş ve İTÜ 2'şer, Trabzonspor ve Bornova Belediye ise 1'er galibiyetle kapattı ve herşeyden önemlisi kimsenin şans vermediği Bornovo Belediye dahil her takımın bir birbirini yenebileceğini gösterdiler.

15 Mart 2009 Pazar

Barros Benim "Futbol Canımı" Sıkıyor

Maçın bitmesine 10 dk var ve skor Galatasaray lehine 2-1 devam ediyor. Son haftalardaki üstün performansını gösteren Galatasaray, kaleci ikramlarıyla girdiği 3 pozisyondan ikisini değerlendirince maçta öne çıktı.
Kendini sürekli yere atan Milan Baros ise benim futbol keyfimin içine etti.



Edit: Colman, Milan'ların hası Rapaic'e nazire yaparcasına topa vurup De Sanctis'i Mondragon yapınca skor dengelendi.

Trabzonspor 2-2 Galatasaray

7 Mart 2009 Cumartesi

Elde var 1

"Kratochvil atıyor, Trabzon deplasmanında Denizlispor 1-0 öne geçiyor."

Sen beni güldürdün Allah'ta seni Melih Gümüşbıçak.

Kaleciler oyunun kaderini belirledi zirve ortağı ekiplerin maçlarında.
Dün akşam penaltıcı Ivankov'un yardımıyla haftayı kayıpsız geçen Galatasaray'ın ardından, bugün aslen Trabzonlu olan Oğuzhan'ın üst düzey çizgi oyunu sayesinde direnç kazanan Konyaspor haftanın ilk sürprizine imza attı.
Zirvenin hala en büyük ortağı olan Trabzonspor girdiği pozisyonları değerlendiremeyip, duran toptan yediği golle mağlup olunca yoğun tepkiler altında terketti sahayı.Teknik adamlar,futbolcular ve yönetimler defalarca değişti Trabzonspor'da ancak bunca yıl geçmesine karşın taraftar topluluğunun tutumunda hiç bir değişiklik yok. Yemyeşil Karadeniz yaylalarında sabır otu adında şifalı bir bitki varsa eğer tez kaynatmaya başlasın taraftar anaları yoksa bu şampiyonluk hasreti daha çok sürer.

Trabzonspor 0-1 Konyaspor

25 Ocak 2009 Pazar

Buna da Şükür

Aşk Tutulması'nı izlediğimden bu yana mevcut uğurlarıma yenileri eklendi. Maç öncesi yazımda muhtemel yağacak olan yağmurun hikmetine bereketli bir maç olmasını temenni ediyorum demiş ve öğleden sonra balık yemek için aşağıdaki balıkçının yolunu tutmuştuk. Trabzonspor niyetine hamsi hayaliyle evden çıktık ancak tekir aklımızı çeldi dükkana girince. Atatürk Caddesindeki Küçükyalı Balıkçısının taze balıklarının ve ağızda eriyen kalamarının reklamını yaptıktan sonra gelelim maça...

KÜÇÜKYALI BALIKÇISI 2

Adres: Atatürk Caddesi No:41 (Carrefour Express yanı) Küçükyalı İstanbul

Tel: 0216 489 13 63


Akşama kadar gözüm havada yağmuru bekledim.Yağmur geciktikçe kafamdaki acabalar çoğaldı. Maç öncesi kadroyu görünce Emre'ye rağmen içime sindi çıkan 11. İlk 20 dk karşılıklı ataklarla ortaya çıkan muhteşem mücadele iştahımı kabarttı. Dakikalar ilerledikçe haddinden fazla yüklendiğimiz ve geride bırakılan boş alanların gol geçiktikçe başımıza çorap öreceği aşikar olmaya başlamıştı.İlk yarı nispeten ortada geçerken takımın en iyi isminin Volkan Demirel olması endişelerimizi arttırdı.İkinci yarıya kötü oynayan Uğur'un yerine Kazım'la başlanması hocanın maça müdahil olması olarak algılandı tarafımdan ve umut tazeledim. Emre Belezoğlu'nun dikine oynamak konusunda müzminleşen halini nede olsa 60'dan sonra çıkar diye sineye çektim.Dakikalar 60-70-80 derken Emre hiç çıkmadı maçın sonuna dek. Deniz'e güvenmeyen hoca, yabancı kontenjanına takılan Josico'yu oyuna alabilmek için kaptanı çıkardığı vakit maç benim için bitti.
Orta sahasını eksiltmemek ve en azından berabere bitirebilmek adına maçı sözde orta saha oyuncusu Emre'yi hoca 90 dakika oyunda tuttu.Muhteşeme yakın oynayan Trabzonspor'un hocası ise maçın son 5 dakikası yiyebilecekleri bir kaza golünü engellemek adına oyuncu değişikleriyle heba etti ve goller beklediğimiz maç başladığı skorla sonuçlandı.
Volkan Demirel'in ellerine sağlık.Ne kadar iyi bir kaleci olduğunu dosta düşmana hatırlattı.Buna da şükür...

Fenerbahçe 0 - 0 Trabzonspor

Şükür Kavuşturana

Fenerbahçe 19:00 Trabzonspor
...

Karadenizin yağmurunu ardına takıpta gelen Trabzonspor ile Fenerbahçe Kadıköy'de karşılaşacak.İlk 5'in 4-5 puan arasına sıkıştığı son yılların en güzel mücadelesi aranın ardından büyük bir maçla açılıyor ve muhtemel yağacak olan yağmurun hikmetine bereketli bir maç olmasını temenni ediyorum.

2 Ocak 2009 Cuma

11 > 6+4

Derdim sidik yarışı değil peşin peşin belirteyim... Çok sevdiğim Galatasaraylı bir büyüğümle geçtiğimiz hafta sonu ezeli rekabet üzerine keyifli bir sohbet yaptık. Son 20 senede aranın Galatasaray lehine ne kadar çok kapandığını, 90'lı yıllarda doğan çocukların çoğunluğunun Galatasaray taraftarı olduğunu, bunun sebeplerini tartışırken bendeniz 80'li yılların ortasında Fenerbahçe'nin 11 lig şampiyonluğu varken, karşı yakanın iki takımının toplamda o kadar şampiyonluğu olduğunu araya sıkıştırmış idim. İnönü stadında taraftarının iki direk arasına sığdığı günleri bilen İslam Çupi'nin bahsettiği yıllarda o direkler arasında 2 maç üst üste izleyen Kemal Amcam yanlış hatırladığımı söyledi o gün bana. Hafızam beni yanıltmış gerçekten ancak 1 yaklaşık sonuçta hiç fena olmasa gerek.
1984-85 sezonu dahil oynanan ilk 27 sezon sonunda kazanılan şampiyonluk rakamları şu şekilde.

Fenerbahçe 11
Galatasaray 6
Beşiktaş 4 ( Tahkim kurulu kararıyla kazanılan 2 şampiyonluğu (56-57 / 57-58) dahil etmedim)
Trabzonspor 6

19 Ekim 2008 Pazar

Vurun Tolga'ya...

Fenerbahçe formasıyla 615 maçta 423 gol kaydeden Lefter Küçükandonyadis için tribünler "Ver Lefter'e yazsın deftere" demişler vakti zamanında.
2005 senesinde ilk lig maçına Galatasaray karşısında Samiyen'de çıkan genç kaleci 20 dk'da iki manasız golle maçın kopmasına sebep olmuş Tromso şokundan çıkmaya çalışan rakiplerine elinden gelen yardımı yapmıştı. Samiyen'de istikrarlı çizgi oyununa devam eden milli kalecinin 72'de Sabri'nin beline sarılarak yaptırdığı penaltı-hakemin ise eyyam yaparak kale atışı verdiği- pozisyonunu hayranlıkla izledim.
Şenol Güneş ve Orhan Çıkrıkçı'nın Türk futboluna hediyesi olan , Trabzonspor kontenjanından A milli futbol takımının yedek kulubesinin gediklisi haline gelen Tolga Zengin'e Samiyen sempatisi sebebiyle vurun Tolga'ya alsın içeriye demek istiyorum.

5 Ekim 2008 Pazar

Ersun Yanal Büyük Hoca

Trabzonspor'un 6 maç sonunda topladığı 16 puanla lig lideri olmasından ötürü büyük hoca diye nitelendirdiğimi sanıyorsanız yanılırsınız.
Maç özeti üzerine yorum yapmak ne kadar doğru takdir edersiniz ancak , Konya deplasmanında maç 2-1'ken direkten dönen topları görünce insan futbolun şans meleklerinin son 2 haftadır Trabzonspor'la beraber olduğunu düşünmeden edemiyor. Ama herşeye karşın kötü oynarken maç kazanmak büyük takım olmak yolunda atılan en belirgin adımlardır kanımca ve Ersun Hoca'nın takımı bunu becerir oldu.Gelelim Ersun Yanal'ın neden büyük hoca olduğuna...
Serkan Balcı'yı çıplak gözle defalarca izledim. İyi niyetinden , mücadelesinden yana hiç bir zaman kuşku duymadım ancak Daum'un (Tuncay'dan sol açık , Ümit Özat'tan herşey , yeri geldiğinde Fabio'dan forvet yaratan adam) antre ettiği genç bir oyuncunun futbolculuk yeteneklerini hiç geliştirememesini hayretle izledim senelerce. Dünkü maçın adamı Serkan belkide Fenerbahçe kariyerinde 3 senede gerçekleştirdiği toplam asist sayısına Tranzon'da tek maçta ulaştı. Isaac'e attığı derin toplar neyse ancak Umut Bulut'a yaptığı kanat ortası ağzımı açık bıraktı.
Bravo hocam.

Konyaspor 2 - 3 Trabzonspor

26 Eylül 2008 Cuma

Pascal Feindouno & İbrahim Yattara

Daha dün Katar ekibinin Yattara transferi olmayınca bir başka Gine'li Pascal Feindouno'yu Katar'a getirdiğini yazıp transferle ilgili detaylardan bahsetmiştim. Arap yağı bol bulunca kıçına sürer misali Yattara'yıda almış Al-Sadd. 10 milyo euro civarında bir bonservis bedeliyle Yattara gibi bir cambazı elden çıkarmak büyük başarı. Trabzonspor yönetimini tebrik etmek lazım.