8 Mayıs 2010 Cumartesi

"Zafere " Bir

Perşembe akşamı Fenerbahçe Acıbadem şampiyonluğunu ilan ettikten az sonra, Fenerbahçe'nin kadınlarının fendi bu sefer de basketbol denen olmaz olası branşta çıktı Galatasaray'lı kardeşlerin karşısına. Serinin ikinci maçı ise bu öğleden sonra Caferağa'nın ev sahipliğinde oynandı ve uzatmaya giden maçın ardından galip değişmedi. Fenerbahçe 61-56 Galatasaray.

Esmeral Tunçluer, Birsel Vardarlı ve Nevriye Yılmaz çubuklu formayı terlettiği sürece değil Kalaycının oğlu, Aziz Yıldırım'ın babasını transfer etse ezeli rakip beyhude.

PS: Fotoğraftaki basketbolcu eski Beşiktaşlı yeni Galatasaraylı Tuğba Palazoğlu. Her seyrettiğimde aklıma Yiğit Özmen geliyor. Geçmiş ola güzel kardeş...

7 Mayıs 2010 Cuma

Elçiye Zeval Olmaya


Bu haftasonu bütün ülke sarı lacivert. Başkan demişti ama birgün olacak diye.

Quaresma, Demirören, Beşiktaş...

Ricardo Quaresma ile görüşüldüğünü borsaya bildirmek halka açık bir şirketin gerçekleştirmek zorunda olduğu bir duyuru imiş. Hisse senetlerini olumlu ya da olumsuz etkilemesi muhtemel her faaliyetin bildirilmesi aklıma yattı yatmasına ancak, bir şirketin başına gelebilecek en büyük sıkıntı olan başkan Demirören'in hala başkan olduğunu hergün hatırlatmak gerekmez mi aynı yatırımcılara?... 

4 Mayıs 2010 Salı

En İyisi Bu




UEFA Kupası Avrupa Ligi olduktan sonra, kupanın kalitesi mi düştü, bizim güzide hakemimiz kendini çok mu geliştirdi ben çıkamadım işin içinden.

Adını Fuar Şehirleri Kupası yapsa yeniden UEFA, final bile yönetir belki. Babası da gözlemci olur, kim bilir?...

2 Mayıs 2010 Pazar

Seviyorum Sizi

Şu kareye Selçuk Şahin'in de dahil olması ne kadar manidar olmuş.

Alex'in gözlerine Fenerbahçelinin ruh hali, Selçuk Şahin'in suratına ise dosta düşmana bu takımın kilit oyuncularından biri olduğunu ispatlamanın huzuru yansımış sanki.

27 Nisan 2010 Salı

Selçuk Kadar Taş Düşsün Başınıza

Fenerbahçe, ligin bitmesine 3 hafta kala liderlik koltuğuna oturmuşken yönetim ve teknik heyet futbolcuların canını sıkmak için gönderilecek oyuncular üzerine çalışmaya başlamış. Bu tasarruflarını da maraton.com.tr'den mahir muhabir Burak Özkaya ile paylaşmışlar. Şu Selçuğu bir türlü gönderemediniz be güzel kardeşim.

Ya sabır...
Turkcell Süper Lig'de şampiyonluk yolunda emin adımlarla ilerleyen Fenerbahçe'de sezon sonu takımdan gönderilecek isimler de yavaş yavaş belli olmaya başladı!..
 
Takımda revizyona gitmeyi düşünen sarı lacivertli yönetim ve teknik heyetin 6 futbolcuyla yollarını ayırması beklenirken, bu oyunculardan bazılarının takasta kullanılabileceği de gelen haberler arasında.
 
İşte Fenerbahçe ile sezon sonunda yollarını ayırması beklenen futbolcular: 
...
Kaynak: http://www.maraton.com.tr/haberler/102597/fenerde-6-yolcu.html
               HABER: BURAK ÖZKAYA
               burak.ozkaya@maraton.com.tr

25 Nisan 2010 Pazar

Burcu Hakyemez

Hakyemez kontenjanından spor camiasında yerini alan bu güzel kardeşimize, Allah akıl fikir ihsan eylesin.

Galatasaray'da top oynayan kardeşinin yüzü suyu hürmetine, Fenerbahçe Acıbadem ile Galatasaray'ın Avrupa mücadelesini aynı kefeye koyan Hakyemezler'den voleybolcu eskisi Burcu, bu sefer de voleybol federasyonu tarafından öğlen 12'de brunch niyetine oynatılan erkekler Türkiye Kupası finalinin ardından galip Ziraat Bankası'nın kaptanı Zafer Paşaoğlu'na sordu, ve cevabını aldı. 

Tebrikler Ziraat Bankası, eline diline sağlık Zafer Paşaoğlu.
 
B.H: Kıl payı kaçırdığınız lig şampiyonluğunun ardından, Türkiye Kupası'nı kazanarak Ziraat Bankası'na ilk şampiyonluğunu kazandırdınız. Ne söylemek istersin?

Z.P: (Tebessüm ederek...) Yok ligi kıl payı falan kaçırmadık, seriyi net kaybettik. Kupa için ise çok mutluyum, aileme armağan ediyorum...

PS: Erkekler voleybol ligi final serisi, Fenerbahçe'nin ikisi Ankara'da kazanılan, toplam 3 galibiyetiyle 3-0 sonuçlandı.

24 Nisan 2010 Cumartesi

"Fuck You All"

Barros'un "fuck" ına sararıp , Kazım'ın "fuck" ına kızaranları gördüğüm andan bu yana aklımdan çıkmayan şu harika karikatürü paylaşmanın vakti. 

Siyahla beyaza verilecek tepki bir olamazdı elbet.

PS: Ebru Köksaldı'nın mevzuya ilişkin harika analizi... 

Kaynak: Köksaldı, E., http://www.tirajik.com  
           Altuniğne, S., http://www.komikaze.net/

Kalpazankaya

Damak tadı diye etiketlediğime bakmayın siz, bu sefer "reklamın iyisi kötüsü olmaz" düsturunun en fenası için elimden geleni ardıma koymayacağım...

Geçtiğimiz sene bu vakitlerde, Sait Faik hikayelerinden uyarlanan "Meraklısı İçin Öyle Bir Hikaye" ' yi Naşit Özcan'ın performansıyla izlediğimiz gün, o martının sesini duymak ve Kalpazankaya'yı görmek için Burgazada'ya gitmeye niyetlenmiş idik, ancak kısmet oldu.

23 Nisan ile sonlanacak hafta başladığından bu yana keyfim yerindeydi. Çocuk bayramında, biricik kuzuyla çocuklar misali bisikletçileri gezip, seneler sonra taşınır listemize iki adet bisiklet ekleyince miniklerden şen iki adet kazık haline geldik. Sabah erkenden kalkıp, Burgazada'nın yolunu tuttuk. Benim saflığımdan ötürü Burgaz diye Kınalı'da inip, adanın etrafında bir tam tur attıktan sonra, bu sefer Burgazada'nın limanını bulduk.

Asıl hedefimiz olan Kalpazankaya'nın yolunu tuttuk. Ben neyse de, kuzunun dizlerde derman kalmamış bir halde Kalpazankaya'ya ulaştık. Diller dışarda, oturacak yer bulmak için garson peşinde koşmaya başladık. Gücün cevap alabildiğimiz "harika" işletmeciler, yarısından çoğunun boş olduğu gözle tespit edilen Sait Faik'in kır gazinosunda bir adet bile yer olmadığını ısrarla tekrarlarken, iki adım ötemizde bizim gibi rezervasyonsuz orda bulunan başka müşteri adaylarına "Ne demek abi, hemen ayarlarız..." şeklinde kucak açıyorlardı.

Bende daha fazla dayanamayıp, sıçarım manzarasına, 4 tekir, 2 kadeh rakısını da... diyip küfür kafir bini bir para bastım pedala döndük Burgazada merkeze. İskele'den inince soldan ikinci dükkan, Sahil Restaurant'a oturduk. Garson adaşım, balıklar taze, rakı yaş üzüm...

İnsan Allah'tan başka ne ister.

PS: Kalpazankaya, ve malum kır gazinosuna ilişkin ekşi sözlükten 2-3 yorum aşağıda. Baştan söyledik, reklamın iyisi kötüsü olmaz.