4 Ekim 2008 Cumartesi

Barcelona 4 - 5 Atletico Madrid (6-1)

6. ve son golün sahibi Henry, sevincini dakikaları bölüştüğü Etoo ile paylaşıyor.

Javier Aguirre başını kaşımasında kim kaşısın?

Messi'nin 3. golünden sonra Iturralde González'e tepkiler

Barcelona 23:00 Atletico Madrid (NtvSpor)

Başlıktaki skor ne kardeşim denecek olursa cevabı domamış çocuğa don biçmek ve 1997 senesindeki Copa Del Rey rövanş maçına bir gönderme.
Futbol tarihinin(benim tanıklık edebildiğim) en büyük geri dönüşlerinden biridir ve işin kötüsü geri dönen Barcelona olmuştu. Calderon'daki ilk maç 2-2 bitmiş rövanş maçında Neu Camp'da Milinko Pantic 25 dakikada üç golü Portekiz'li kaleci Vitor Baia'nın kalesine bıraktığında beyaz mendiller sallanılası olmuştu.
Şu aralar "domates biber, herkese gider" edasıyla küçük dağları yaratmakla meşgul Jose Mourinho , o zamanlar Barcelona'da tercüman( bizim Samet gibi). Onun gazıyla mı nedir , Boby Robson aldı savunmacıları (biri Popescu) koydu forvetleri. Maç 3-2' ye gelince Pantic bir tane daha attı. 4-2'den sonra yüklenmeye devam eden Barça skoru 5-4'e getirdi ve Pantic'in 4 golü heba etti.
Maçla ilgili aklımda kalan tek kötü hatıra; maçın manasız bir şekilde 45 dk geç başlayarak kanald tarafından banttan yayınlanması ve en acısı maçı İlker Yasin'in anlatması idi.
Atletico Madrin'in kazanacağı bol gollü bir maç dileğiyle 97 senesindeki tarihi maçın özeti youtube sayesinde bu linkte;

Edit: Dakika 5, Barcelona 2 - 0 Atletico Madrid ( Edit'in editi: Dakika 8, Barcelona 3 - 0 Atletico Madrid)
Allah'tan başka bir şey istesem olacakmış sanırım...
Dakika 18 , Barcelona 4 - 1 Atletico Madrid
Dakika 27 , 5-1
Dakika 32 , Antonio López, Messinin baldıra kramponun çivilerini sokunca Barça biraz duruldu
Dakika 73 , 6-1

Mircea Lucescu #2

Ne zaman 3 büyüklerden birinde işler sarpa sarsa bu adamın ismi geçmeye başlar basın yayın organlarında. Çalıştırdığı takımları hazırlık maçı bahanesiyle İstanbul'a getirerek , Türk futboluyla ilgili demeçler vererek yüzünü unutturmamanın kaymağını mı yediğinden yoksa Türk medyasında hatırlı dostlar edindiğinden mi nedir Romen hocaya sürekli iş var Türkiye'de.
Yukardaki satırlar dün blogdaydı, hocada bugün manşetlerde. Neredeyse bütün gazetelerde benzer içerikli haberler var, post için kullandığım gazete sayfası ise Fotomaç'tan.

Ze Roberto Yetmedi Klinsman'a

Bayern Münih - Vfl Bochum maçı Ze Roberto'nun 2 golüyle 3-1'e geldiği vakit Ze Roberto'yu öne çıkaran bir yazı yazmak için "Ze Roberto Klinsman'ı Kurtardı" başlığını atıp başladım hazırlamaya. Allah'tan elim ağırda ben bitiremeden maçın bütün seyride, benim başlıkta değişti.
Sözde kaptan Van Bommel'in kenarda oturduğu maçta ön libero olarak görev yapan 34 yaşındaki Brezilya'lı maçın hemen başında Bochum'un korner atışında arka direkte çizgiden koluyla çıkardığı top dışında; biri ilk yarının son dakikasında diğeri ise 68. dk'da olmak üzere ceza sahası yayı civarından iki gol atarak maçı 3-1'e taşıdı. Klinsman'da benim gibi düşünmüş olmalı ki 75'e doğru Ze Roberto'yu alkışlarla kenara aldı. Önce Sinan Kaloğlu'nun ara pasıyla şekillenen atakta fark 1'e indi ardından uzaydan gelen ortaya vurulan kafayla skor eşitlendi.
Klinsman ; Ze Roberto'yu kenara alırken akşam keyiften içeceği birayı düşünmeye başlamıştı , kötü kader kederden içirecek bu akşam.

Bayern Münih 3 - 3 Vfl Bochum (Sinan Kaloğlu 1 gol,1 asist)
Vfb Stuttgart 4 - 1 Werder Bremen
Borussia Monchengladbach 1 - 2 Fc Koln
Bayer 04 Leverkusen 0 - 1 Hertha Bsc Berlin
TSG Hoffenheim 2 - 1 Eintracht Frankfurt

Werder Bremen'in mağlup olmasıyla namağlup takım kalmayan Bundesliga'da ilk üçte 1899 Hoffenheim(maç fazlasıyla) , Stuttgart , ve Hamburg var.

Bırakın Madem

12 Eylül 1992 - 22 şehit
9 Mayıs 2008 - 6 şehit
3 Ekim 2008 - 15 şehit(2kayıp)

Aktütün sınır karakoluna son ikisi aynı sene içerisinde olmak üzere PKK tarafından yapılan baskınlar sonucu yitirilen vatan evlatlarının sayıları yukarıdakiler.
Aynı karakola alay eder gibi 5 ay içinde iki büyük saldırı düzenlenmiş.

Bitmeyen sevdadır Vatan. Bunu böyle bilmişiz.

2 ay önce başka bir şehit cenazesi üzerine Selahattin Ölmez'den yukarıdaki kıtayı yazmıştık ancak analarda babalarda dökecek gözyaşı kalmayacak bu vurdumduymazlık karşısında.


Bundesliga Multi / Konferenz Live

Geçtiğimiz haftasonu multi yayınla başlayıp Werder - Hoffenheim maçıyla biten ...İşte Maç isimli bir yazı yazmıştım. 5-4 biten müthiş maç multi yayının önüne geçmişti ancak asıl üstünde durmak istediğim aynı anda 5 maçı birden izleyebilmenin keyfiydi.
Gece yağan müthiş yağmurun ardından İstanbul'da hava açtı ancak kapaması muhtemel hava yada "ben evde oturup maç seyredicem kardeşim" ihtimalleri için şu 5 maçı birden Tele Pazar tadında şiddetle tavsiye ediyorum.

Vfb Stuttgart - Werder Bremen (Kanal24)
Borussia Monchengladbach - Fc Koln
Bayern Munchen - Vfl Bochum
Bayer 04 Leverkusen - Hertha Bsc Berlin
TSG Hoffenheim - Eintracht Frankfurt

Hepsi 16:30'da başlıyacak maçlardan ilkini 24'te yayınlıyor. Hepsini birden izlemek isteyenler için linkler;

myp2p ve rojadirecta

Not: dns server ayarları içinse bir link daha

3 Ekim 2008 Cuma

Dönerci Ali Usta

Anadolu yakasında yediğim en güzel döner.Resimler eski dükkandan. Herkesten duyduğum bir rivayete göre Ali Usta'nın ilk tezgahı Perşembe günleri kurulan pazarda imiş. Ardından 30 m2 'lik ilk dükkan , daha sonra aşağıda resimleri görülen asma katlı şehirler arası dinlenme tesisi yoğunluğundaki dükkan , şimdi ise kendi yaptırdığı aynı sokaktaki 3 katlı yeni dükkan. Son 5 senesine tanık olduğum bu gelişimi hayranlıkla izliyorum.

Tek kusuru fiyatları. İnsan evladına iyilik yaramıyor.Beklediğimizin altında gelince hesap başlıyoruz kusur bulmaya. Tamam güzel ama o kadarda abartmaya gerek yok şeklinde...

International Federation of Football History & Statistics (IFFHS)

Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikleri Federasyonu'nun Eylül ayı değerlendirmesi Fenerbahçe'yi 3 basamak yükseltip dünyanın en iyi takımları sıralamasında 15. yapınca zaten pek güvenmediğimiz bu kuruma olan saygımızı hepten yitirdik nerdeyse.
Chelsea ve United'ın ilk sırayı paylaştığı listede Fenerbahçe ; Rangers,Milan,Sevilla,Real Madrid ve Porto gibi ekiplerin üzerinde yer alıyor.
Bizleri hep şaşırtan güncel sıralamayı nasıl yaptıklarını öğrendim vede pek mantıksız görünmedi aslında, 6 Ocak 2007'de değişen puanlama sistemi şu şekilde;

UEFA: Champions League: 14 - 7 - 0
UEFA Cup: 12 - 6 - 0
Copa Libertadores: 14 - 7 - 0
Copa Sudamericana: 12 - 6 - 0
CAF: Champions League: 9 - 4.5 - 0
CAF Cup: 7 - 3.5 - 0
AFC: Champions League: 9 - 4.5 - 0
AFC Cup: 7 - 3.5 - 0
CONCACAF Cup (1/4-, 1/2- and 1/1-finals): 9 - 4.5 - 0
FIFA Club World Cup: 14 - 7 - 0 (finals: 21 - 10,5 - 0)

Sırasıyla galibiyet,beraberlik ve mağlubiyetler için uluslararası müsabakalardan alınan puanlar dışında , ulusal ligler ve ulusal kupa mücadelelerini zorluk derecelerine göre 4 bölgeye ayıran federasyon ay sonunda alınan tüm puanlar sonucunda ortaya çıkan listeyi yayınlıyor.
91 senesinden bu yana tutulan istatistikler sonucu tüm zamanların en iyi takımları adı altında bir listeside var IFFHS'nin. Yıl sonunda 1. olan ekibin 50, 50. olan ekibin ise 1 puan aldığı bu listeye göre tüm zamanların en iyi 3 takımı Barcelona , Manchester United ve Real Madrid.
Bu listeye göre Türk takımların sıralaması ise şu şekilde;
42. Galatasaray
82.Beşiktaş
89.Fenerbahçe
177.Trabzonspor

Bethanie Mattek

Adetimiz değil bu tarz haberler ancak senelerce erkek gibi bayan tenisçiler izleyen gözlerimiz ilk resimdeki ball boy misali şaşırmaya başladı tenis dünyasında Slavlarla beraber başlayan ve artarak devam eden bu akıma.
Arkadaşın ismi başlıkta mevcut. 23 yaşında , Amerikalı ve şu sıralar WTA sıralamasında 42. liğe kadar çıkmış durumda.
Amelie Mauresmo başta olmak üzere , gülen yüzüne karşın Jennifer Capriati , devasa vücuduyla Lindsay Davenport , Williams kardeşler ve sürekli ağlayan ifadesiyle kokainman Martina Hingis'den sonra böyle güzel arkadaşları kortlarda görmek tenise olan ilgimi canlandırdı. Ball boy kadar şanslı olmasakta Tv'den izlemekte hiç fena olmaz.

Süper Lig

Nisan ayında, Chelsea maçı arifesinde karşı yakanın büyüklerine beyaz sayfalar açtıran Fenerbahçe - Kayserispor maçının ardından aşağıdaki adamın yaptıklarına tanık olmadan ayrılmıştır o gece umarım yukardaki gözler. Yine bir Kayserispor maçı. Tolunay Kafkas Pazar günü takımının başında Kadıköy'e çıkacak. Şova hazır olun.
Gençlerbirliği maçı öncesinde yazacaktım bu konuyla ilgili ancak bugüne dek kaldı.Aşağıya kopyaladığım anket ntvspor.net'in haftanın maçlarıyla ilgili fikstürün yanına iliştirdiği kim kazanır anketi. Gençler maçının anket sonuçlarına ulaşamadım ancak sözüme güvenirseniz eğer oranlar benzerdi. Fenerbahçe kendi sahasında derbi harici bir maça çıkıyor ve katılımın binlerle ifade edildiği bir anketten %55 oranında mağlup çıkıyor.
Bir önceki postta boşuna hazır Pazar'a kadar maç yokken elinizi çabuk tutun demedik. Bu mereti keyifliyken içmek lazım, öbürü alkolik işi.
KİM KAZANIR
Fenerbahçe (%28)
Berabere (%15)
Kayserispor (%55)
Toplam Oy = 4671

Fenerbahçe - Dinamo Kiev

Emre Bey(Belözoğlu) maçın ardından "Elimizden geldiği kadar mücadeleyi ortaya koyduk...Kiev bizden daha çok sevindi bu beraberliğe. Az pozisyon verdik. Geçen sene defansif anlamda başarılıydık ve çeyrek finale kadar geldik..." demiş.

1)Yıllık ücretleri milyon dolar mertebesinden açılan sporcuların iyi mücadele etmemek gibi bir şansları olmadığı gibi mücadelenin ardına sığınma hakları hiç yok.
2)4. torba takımı 3. torbadan gruba dahil olmuş ekipten deplasmanda aldığı puana elbette sevinecektir.
3)Geçen sezon bu takımın çeyrek finale ulaşmasını defansif anlamda başarılı olmasına dayandırmak nasıl bir açıklamadır anlayan banada anlatsın.

Hazır ramazan bitmiş ve Fenerbahçemizinde Pazar'a kadar maçı yokken benim önerim neş'e ve dinçlik arttırmak adına 2 tek atmak. Atamın favorilerinden Bilecik rakısı yok ama kulüp rakı hala piyasada.

Fenerbahçe 0 - 0 Dinamo Kiev

Mircea Lucescu

Ne zaman 3 büyüklerden birinde işler sarpa sarsa bu adamın ismi geçmeye başlar basın yayın organlarında. Çalıştırdığı takımları hazırlık maçı bahanesiyle İstanbul'a getirerek , Türk futboluyla ilgili demeçler vererek yüzünü unutturmamanın kaymağını mı yediğinden yoksa Türk medyasında hatırlı dostlar edindiğinden mi nedir Romen hocaya sürekli iş var Türkiye'de.
Büyük hoca canım şeklinde bol keseden atanlar için 9 haftadır devam eden Ukrayna liginde Lucescu'nun takımı Shakhtar'ın aldığı sonuçlar ve puan tablosundaki yeri aşağıda.
27.09.08 FC Shakhtar 1:1 Metalurh D
21.09.08 Arsenal 0:0 FC Shakhtar
31.08.08 FC Shakhtar 2:2 Metalurh Z
23.08.08 Vorskla 1:0 FC Shakhtar
17.08.08 FC Shakhtar 2:2 Metalist
08.08.08 Dnipro 0:0 FC Shakhtar
03.08.08 FC Shakhtar 3:0 Illychivets
27.07.08 Karpaty 1:1 FC Shakhtar
20.07.08 FC Lviv 2:0 FC Shakhtar
16 takımlı ligde 1 galibiyet 6 beraberlik 2 mağlubiyet sonucunda topladığı 9 puanla 11. büyük hocanın takımı. Toplam 6 maç oynanan Şampiyonlar Ligi grup maçlarında önce Allah'a sonra kale direklerine ardındanda çizgideki kaleciye güvenerek kazara gruptan çıkarsında , 30 maç oynanacak ulusal lig mücadelesinde bu taktik işe yaramaz.

Rum Futbolu #2

Şampiyonlar ligi 3. ön eleme maçlarından önce Anorthosis Famagusta ile ilgili "Eski Roma'lı Dellas'ı ve son olarak Real Madrid'den hatırladığımız Savio'yu kadrosuna katan Rum ekibine karşı; hem yatırımlarının karşılığını alması hem de Şampiyonlar Ligine farklı takımların dahil olmasının organizasyonun renklenmesine faydası olacağını düşündüğümden ötürü sempatim vardı.
Araştırmaya başladığım an sıktım sıyrıldı. Wikipedia'daki ilk cümle, takımın aslında Famagusta takımı olduğu ve şu anda geçici olarak Larnaka'da faaliyetlerini sürdürdüğü üzerine kurulmuş. Spordan bu kadar uzak, resmi sitesi üzerinden siyaset yapan sözde spor kulübüymüş Anorthosis. "
demiştik yolun başında.

Aradan 3-5 gün geçmiş Anorthosis Olympiacos'a 3 atıp , bir diğer Rum ekibi Omania UEFA kupası ön elemesinde AEK'i deplasmanda yenince Rum Futbolu başlıklı ilk yazı "Avrupa Şampiyonası eleme grubunda İrlanda ve Galler'i mağlup edip, finalist Almanya ile kendi sahasında 1-1 berabere kaldığı vakit Rumlar dikkatimi çekmişti bu gelişim.Anorthosis bir önceki ön elemede Rapid Wien'i eledikten sonra Yunan rakibi Olympiacos'a ilk maçta 3 tane atıp, UEFA Kupası ön elemesinde ise bir diğer Rum takımı Omania, tesadüf bu ya yine bir Yunan ekibi Basinas ve Rivaldo'yu kadrosunda bulunduran AEK'i Yunanistan'da 1-0 mağlup edince ada futbolu iyiden iyiye suyun üzerine çıktı.Rum gazetesi Politis "... Yunan futbolunun ayağının altındaki halıyı çektik..." demiş Anorthosis ve Omania'nın tarihi galibiyetlerinin ardından.
Doğru söze ne denir. " cümleleriyle yer almıştı.
Şampiyonlar Liginin ilk maçlarının değerlendirmesi adı altında bir kez daha Rum takımından bu sefer UEFA kupası hedefini göstererek "Olympiacos'u eleyerek tarihlerinde ilk kez "bir şampiyonlar ligi sponsoru ford ve playstation sunar" cümlesinin ortağı olan Anorthosis, Werder Bremen deplasmanından puanla döndü. Israrla Yunan takımlarıyla eşleşmek nasıl bir kaderdir anlamadım ancak B grubundaki Yunan rakibi Pana evinde İnter' e mağlup olup , ikinci maç gününde Larnaka'ya Anorthosis'i ziyaret edeceğini düşündükce Anorthosis'i Kadıköy heveslilerinin arasına yazasım geliyor. " şeklinde bahsetmiştim iki hafta önce.
Bizim takımlar takip eden her hafta Avrupa'da hedef küçültürken, Gürcü Ketsbaia'nın takımı her hafta Avrupa'yı şaşırtmaya devam ediyor. Takip eden iki maçta İnter'le oynama kısmetsizliğine karşın Larnaka'daki ikinci İnter maçından puan veya puanlar alması Anorthosis'in beni şaşırtmayacak. Bu iki haftada Bremen ve Pana birbirlerini yerken , içerdeki maçtan İnter'den alacağı 1 puan bile Rum ekibinin son maça kadar Şampiyonlar Liginde ilk 16 için iddiasının devam etmesi anlamına gelecektir.

2 Ekim 2008 Perşembe

Kanser Olacak Adam

Hakan Arıkan Anfield Road'daki hezimetin ardından "Hayatımda oynadığım en tuhaf maçtı.Düşünün sahada 22 kişi var ve 20 tanesi bana bakıyordu.Maç hep benim kalemin önünde oynandı.Top sanki duvara çarpıp bana geri geliyordu.Bir kere geldiler ve bir daha gitmediler." demişti. Menajerlerin hası Sinan Engin ise onca abuk subuk ifadesini özetlemek gerekirse "...Adamlar acımıyor." demişti Liverpool maçından sonra.
Bu sefer rakip Ukrayna ekibi Metalist Kharkiv. Futbolla az çok ilgilenen bir adam olarak benim ilk kez ismini duyduğum bu rakip karşısında Beşiktaş takımının menajeri,hocası,başkanı ve kalecisi aynı isimlerdi bayramın son gününe denk gelen UEFA kupası mücadelesinde.Top sanki duvara çarpıp geri geldi maç boyunca. 4 attılar bir o kadar daha atabilirlerdi. Allahtan İngilizler kadar acımasız çıkmadı Ukraynalılar.

Fc Metalist Kharkiv 4 - 1 Beşiktaş

Allah Beşiktaş taraftarlarına başka dert vermesin.

29 Eylül 2008 Pazartesi

Damir Mrsic

Futbol takımında Alex de Souza ne ise benim için , Damir Mrsic'de basketboldaki muadilidir. İyi Fenerlidir, çok büyük profesyoneldir. Hep çapkınlığından söz edilir ancak 38 yaşında bir adamın üst düzey mücadelenin içinde hala yer alabiliyor olması onun düzenli sporculuk yaşamının kanıtıdır.

Kıymetli ağabeyimizin eski basketbolcu olması ve spor sevgimizden ötürü olsa gerek Damir'i sadece Fenerbahçe değil , Netaş formalı yıllarından beri izlerim. Salsabasket'te muhteşem bir Damir Mrsic yazısı okuyunca o yazıyı ve netaş formalı resmi paylaşmak istedim.

İsimler konusunda yanılma hakkımı saklı tutarak Damir Mrsic'e olan hayranlığımın artmasına katkıda bulununan bir olayla tamamlayayım... Yanlış hatırlamıyorsam bir Fener-Galatasaray maçı. Damir'i Cüneyt Erden savunuyor. Eli sürekli Damir'in belinde savunmayı sürdüren Cüneyt'e birkaç kez eliyle vurarak teması kesmeye çalışan Damir bakıyor ki vazgeçeceği yok Cüneyt'in, (maç kopmuş bu sırada) bir eliyle topu sektirmeye devam ederken diğer elinin baş parmağı ile işaret parmağını birleştirerek yaptığı halkayı Cüneyt'e gösteriyor. Cüneyt'in yüz ifadesi ve olayı hakem Recep Ankaralı'ya şikayet etmesi görülmesi gereken muhteşem bir enstantaneydi. Merak edenler varsa, hakem teknik faulü çaldı ve suç cezasız kalmadı.

Allah rızası için 1 takım


Yılmaz hocam akbaba misali bu seferde Kocaeli'nin üzerine kondu. Türkiye'de çalıştırdığı 19. takım olan Kocaeli'de sezonu tamamlayabileceğini sanmadığımı belirttikten sonra, gelelim aşağıdaki listeye. Bilgileri Yılmaz Vural'ın kendi özgeçmişinden aldım. Haklı olarak çıkardığı takımları boldla yanlarına iliştirmiş ancak düşürdükleriyle ilgili bir bilgiye gerek duymamış.

1986 - 1987 Malatyaspor 1.Lig
1987 - 1988 Malatyaspor 1.Lig
1988 - 1989 Antalyaspor 2.Lig
1989 - 1990 Samsunspor 1.Lig
1989 - 1990 Bursaspor 1.Lig
1990 - 1991 Karşıyaka 1.Lig
1990 - 1991 Adanaspor1.Lig
1991 - 1992 Bursaspor 1.Lig
1992 - 1993 Bursaspor 1.Lig
1993 - 1994 Gaziantepspor 1.Lig
1994 - 1995 Eskişehirspor 2.Lig (1.Lige Yükselme)
1995 - 1996 Eskişehirspor 1.Lig
1995 - 1996 Sarıyerspor 2.Lig (1.Lige Yükselme)
1996 - 1997 Sarıyerspor 1.Lig
1996 - 1997 Trabzonspor 1.Lig
1997 - 1998 Trabzonspor1.Lig
1997 - 1998 Gençlerbirliğispor 1.Lig
1998 - 1999 Kombassan Konyaspor 2.Lig
1998 - 1999 Çanakkale Dardanelspor 1.Lig
1999 - 2000 Bursaspor 1.Lig
2000 - 2001 Denizlispor 1.Lig
2001 - 2002 Diyarbakırspor 1.Lig
2002 - 2003 Adanaspor A.Ş 1.Süper Lig
2003 - 2004 Adanaspor A.Ş 1.Süper Lig
2003 - 2004 Çaykur Rizespor 1.Süper Lig
2004 - 2005 MKE Ankaragücü 1.Süper Lig
2005 - 2006 Antalyaspor A.Ş 2.Lig A Kat. (Turkcell Süper Ligine Yükselme)
2006 - 2007 Antalyaspor A.Ş Turkcell Süper Lig
2007 - 2008 Vestel Manisaspor Turkcell Süper Lig
2008 - 200. Kocaelispor Turkcell Süper Lig

Hocamın 22 senelik teknik adamlık kariyerine sığdırdığı başarılarla postu bitirelim ;
  • 3 Kez Türkiye’de Yılın Antrenörü
  • 1986 - 1987 Malatyaspor
  • 1987 - 1988 Malatyaspor
  • 1989 - 1990 Bursaspor
  • 3 kez 1.Lige Yükselme
  • 1994 - 1995 Eskişehirspor
  • 1995 - 1996 Sarıyerspor
  • 2005 - 2006 Antalyaspor A.Ş
  • 2 kez Türkiye Kupası FİNAL
  • 1991 - 1992 Bursaspor (Bursaspor - Trabzonspor: 3 - 0) (Trabzonspor - Bursaspor: 5 - 1)
  • 1997 - 1998 Trabzonspor (Trabzonspor - Kocaelispor: 1 - 1) (Kocaelispor - Trabzonspor: 1 - 0)
  • 3 kez Başbakanlık Kupası
  • 1991 - 1992 Bursaspor ( Bursaspor - Fenerbahçe: 3 - 1)
  • 1995 - 1996 Trabzonspor (Trabzonspor - Beşiktaş: 4 - 0)
  • 1996 - 1997 Trabzonspor (Trabzonspor - Beşiktaş: 3 - 3 - Uzatma 3 - 4 )

720'

video

Şükür Kavuşturana


Deli Devid takımla birlikte çalışmaya başladı.

28 Eylül 2008 Pazar

Merak etmedim dersem yalan olur...

Mususi Ruhu

Bursaspor 5. maçlar sonucunda lider Trabzonspor'un ardından ikinci durumda ve tek mağlubiyetini Sivas deplasmanında aldı. 90 dakika izlediğim tek maçta Sivas'a mağlup olan Bursa'yı beğenmemiştim ancak aynı deplasmanda Fenerbahçe'yi izledikten sonra "yeşil timsahlara" haksızlık ettiğimi gördüm.
Timsah yürüyüşünün mucudi Mususi , Ercüment ve Baliç'i peşine takıp timsah yürüyüşünü Bursa'nın simgesi yaptığı yıllarda(94-97) bu seneye 5 maçta kaydettiği 4 golle muhteşem başlayan Sercan Yıldırım(1990 doğumlu) henüz futbola başlamamıştı. Yeşil incileri , yeşil timsahlara çeviren Uganda'lı Mususi 2005 yılında henüz 38 yaşındayken AIDS hastalığı sonucu ölmüş ancak arkasında Bursa şehrine çok güzel bir miras bırakmıştır. Bursa potansiyeli olan , her sezon ilk 5'te olması gereken , Avrupa kulüplerine Türkiye'de Bursa adında bir şehir olduğunu öğretmesi(anımsatması) gereken bir takım ve umuyorum performansını istikrarlı olarak arttırır.
3-2 galibiyetle sonuçlanan Kocaeli deplasmanında maçın son golü Türkiye gediklisi Maxim Romashchenko'dan geldi. 35 metreden kaydettiği inanılmaz gol öncesi maçın hakemi Aytekin Durmaz'la Belarus oyuncu arasında geçen diyalog ilginç;
"Frikik vuruşu öncesinde hakem Aytekin Durmaz topun duracağı yeri bana gösterdikten sonra kendisine "düdüğü bekleyecekmiyim hocam" dedim. O da bana "kaleye şut için çok uzak mesafe" dedi. Bende "görürüz hocam" dedim ve vuruşumu gerçekleştirdim, gol oldu. Galibiyeti kazandıran golü attığım için çok mutluyum. "