Tenis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tenis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Haziran 2010 Cuma

Wimbledon Efsanesi

Kariyerleri boyunca Wimbledon'da ilk 8 bile görmeleri çok zor olan iki adam turnuva tarihine geçti.

23 Haziran 2010 Çarşamba

Are You Kiddin' Me!

İnsan üstü mücadelenin taraflarından biri Amerikalı olunca, benim de onlar gibi tepki veresim geldi...

Dün başlayan, bugün sabahtan bu yana ise son setini bitirmeye çalıştıkları maç üçüncü güne taşındı. Beşinci sette tie break oynanmadığından ötürü; oyunculardan birinin iki farklı öne geçmesini bekleyenler ,daha çoook beklerler...
 
Son sette durım 59-59 ve yarın ilk servisi Isner atacak. Allah'tan günler uzun...)

21 Haziran 2010 Pazartesi

Marsel İlhan

 
Sampras terini her sildiğinde, gururlanırdım çocuk gibi. Özdilek yapıyor diye havluları. Havlular hala Bursa'dan mı gidiyor turnuvaya bilmem ancak ana tabloda bir Türk tenisçinin, hem de 2. tura çıktığını gözlerimle gördüm.

Bravo Marsel...

6 Haziran 2010 Pazar

#1

Ayakların altını sus pus tenis eksperimiz, sevgili kuzenim Puskas doldursun.

1 Şubat 2010 Pazartesi

ATP Top 20


Avustral Açık sonrası Atp sıralaması bu şekilde oluşuyor. Geçen seneki şampiyonluktan sonra bu sene çeyrek finalde elenen Nadal'ın 2. sırayı Djokovic'e kaptıracağı belli olmuştu. Any Murray de finali görünce Nadal 4. sıraya geriledi. Amerika Açık 2009 çeyrek finalinden sonra burada da yarı finali gören Marin Cilic en büyük çıkışı gerçekleştirerek ilk 10'a girmeyi başardı. Geçen sene yarı final oynayarak sürpriz yapan Fernando Verdasco ise bu sene 4. turda elenince 540 puandan oldu ve en büyük düşüşü gerçekleştirerek 12. sıraya geriledi. Bu sene sonundaki hedefinin ilk 100'e girmek olduğunu bildiğimiz Marsel İlhan ise 17 basamak yükselerek 137. sıraya oturdu. Umarız sene sonunda planladığı yerde olur.

31 Ocak 2010 Pazar

16

Federer geçen sene kırdığı rekorunu geliştirmeye başladı. Yarı final maçlarından sonra favorimizin Federer olduğunu ancak iki raketin de performanslarını devam ettirmesi halinde harika bir final izleyeciğimizi söylemiştik. Gerçekten de harika bir final izledik. Belki 5 setli çekişmeli bir mücadele olmadı ama kusursuz bir Federer vardı kortta. 2008 Amerika Açık finalinden sonra Murray bu sefer daha iyi durumdaydı ama bugün Federer karşısında tutunması imkansızdı. İlk 2 sete özellikle Federer ezip geçti diyebiliriz. Murray'de Nadal gibi sürekli Federer'in backhandine gönderdi topları ama twitterda Onur Akmeriç'in de söylediği gibi Federer'in backhandine oynaya oynaya adamın backhandini geliştridiler, zayıf yanı kalmadı. Federer'in forehandinden kaçmak için sürekli bachandine oynadı ama Federer backhandinden inanılmaz winnerlar çıkarınca domine etti oyunu.
3. sette Murray biraz toparlandı. Federer'in servisini kırıp ardından durumu 5-2'ye getirdi ama Federer tecrübesiyle ve Murray'nin üzerindeki baskının da yardımıyla önce kendi servis oyununu aldı, ardından da servis kırıp tekrar kendi servis oyunun alarak 5-5'e getirdi durumu. Tie-breake giden sette Murray maçı uzatmak için mükemmel mücadele etti ama özellikle forehandindeki basit hataları ve kritik anlarda Federer'in oynadığı harika puanlarda 5 set sayısından faydalanamadı. 2 kere de şampiyonluk sayısı çevirdi ama 3. sünde Federer maçı bitirdi. Maç bittiğinde Murray'nin yürüyecek hali kalmamışken Federer ise daha maça yeni başlıyormuş gibi rahattı.
Maç sonrası röportajlarda Murray gözyaşlarını tutamadı. Geçen sene de Federer finalden sonra ağlamıştı Avustralya'da. Murray'de bununla ilgili "I can cry like Roger but it's a shame i can't play like him" hem takıldı, hem övdü Federer'i. Federer ise Murray'nin çok yetenekli olduğunu ve Grand Slam kazanacağını söyleyerek onurlandırdı meslektaşını.





Bayanlar da ise Henin'in rüyası finalde sona erdi. Amerika Açık'ta yarı finalde Kim Clijsters'a elenen Serena Williams bu sefer daha temkinliydi. Maça da böyle başladı ama 4. oyunda servis kırarak 3-1 öne geçti. Henin 4-2'den sonra servis kırarak tekrar dengeyi getirdi ama setin son oyununda Serena tekrar servis kırarak ilk seti noktaladı. 2. sette iki taraf birer servis kırarak durumu 3-3'e getirdiler. Bu dakikadan sonra Serena servislerinde düştü ve Henin'de oyununu yükselterek servisi kırdı. Kendi servisini de aldıktan sonra tekrar servis kırarak seti noktaladı Henin. Son sete iki isim de servis kırarak başladılar ama daha sonra Serena servislerini yükseltti ve servis oyunlarını rahat kazanmaya başladı. Henin'in servislerini de kırınca 6-2 ile maçı noktaladı. Henin Clijsters gibi şampiyonluk ile dönüş yapamadıysa da finali görmesi bile en sevdiği Grand Slam Roland Garros için herkese gözdağı vermiş oldu. Serena Williams ise bu şampiyonluk ile 12 Grand Slam'ini kazanıp Billie Jean King'in şampiyonluk sayısına ulaşmış oldu. Şimdi önünde 18 şampiyonluk ile Navratilova ve Evert var.

29 Ocak 2010 Cuma

Australian Open - The Finals

Avustralya'da finalistler belli oldu. İkinci bir efsane geri dönüşün gerçekleşmesine sadece 1 adım kaldı. Henin Zheng karşısında turnuvadaki en rahat maçını oynadı. Bu maçın yarı final karşılaşması olması ayrıca bir tartışma konusu bayanlar tenisi için. 1 saat bile sürmeyen maç Henin için antremandan bile kolay oldu. Zheng için eziyet şeklinde geçti karşılaşma. Sadece 3 winner ile maçı bitirdi dolayısıyla 1 oyun alabildi sadece. Gönlümüz Henin'den yana finali bekliyoruz artık.
Serena ise diğer Çinli Na Li karşısında Henin kadar rahat değildi. İki tie-break ile kazandı karşılaşmayı. Serena özellikle servis performansıyla maçı almasını bildi. Attığı 12 ace'e karşı Na Li sadece 1 ace atabildi ve ilk servisten %86 ile puan çıkarınca finale adını yazdırdı Serena. Kim'in dönüşünde yer alan Serena Henin'in dönüşünde de önemli bir yer edinecek diye umuyoruz.
Erkerklerde ise 1 ve 4 numaranın karşılaşmasını izleyeceğiz finalde. Henin Zheng karşılaşmasının bu taraftaki kopyasıydı Federer Tsonga mücadelesi. Kimse bu kadar kolay olacağını düşünmüyordu ama bir tarafta Federer varsa herşey olasılıklar dahilindedir. Fedex 88 dakikada rakibine servis kırma şansı bile tanımadan bitirdi karşılaşmayı. Her tur oyununu biraz daha yükselten Federer final karşılaşmasında da favori ama bu sefer karşısında US Open 2008 finalindekinden çok daha iyi bir Murray var. Favorimizin kim olduğunu söylememize gerek yok.
Andy Murray - Marin Cilic eşleşmesinde favori olarak Cilic'i göstermiştim ama Murray Amerika Açık'ın rövanşını aldı. İlk seti kazanan Cilic yine mi kazanacak derken 2. setten itibaren Murray mükemmel oynamaya başladı. Yarı finale kadar Murray'den 8 saat fazla kortta kalan Cilic'in oyunu düştükçe Murray'nin de performansı artmaya başladı ve 4 sette karşılaşmayı noktaladı. İki raket te bu performanslarıyla final maçında oynarlarsa harika bir final bizi bekliyor demektir.
Federer'in Avustralya Açık için özel dizayn ayakkabıları. Arkada özel RF amblemi ve yanda 3 şampiyonluğu simgeleyen İsviçre bayrakları.


Bayanlar finali Cumartesi 10:30
Erkekler finali Pazar 10:30

27 Ocak 2010 Çarşamba

Australian Open - Final Four

Avustralya Açık hakkında bugüne kadar tembellikten yazamadık ama artık sona yaklaştığımıza göre birşeyler karalamanın zamanı geldi. 2009 Grand Slamlerinde 4 final 2 şampiyonluk yaşayan Roger Federer sene sonu turnuvasında ve yeni yılda Doha'da Davydenko' ya kaybederek Avustralya'ya geldi. Federer için artık söylenebilecek fazla söz yok. İlk turda Andreev her zamanki gibi zorlasa da 4 sette geçti Federer. Daha sonra çeyrek finale kadar Fedex Hewitt'in de dahil olduğu rakipleri karşısında şov yaparak çeyrek finale kadar geldi. Çeyrek finalde rakip turun en formda ismi ve son iki karşılaşmalarında kendisini yenen Kolya oldu. Nedense herkes Kolya'yı favori gösterdi ama Federer Grand Slamlerde oynamanın çok farklı olduğunu bugün gösterdi Kolya'ya. İlk seti kaybedip ikinci sette de 3-1 gerideyken Federer bir anda oyun kalitesini arttırıp 13 oyun peşpeşe kazanarak 6-3 ve 6-0 ile 2. ve 3. seti kazandı. 4. seti de 7-5 alarak 23. defa arka arkaya Grand Slamlerde yarı finali gördü. Bu kategoride en yakın rakibi Ivan Lendl 10 defa arka arkaya yarı final oynamış. Federer'in istiktarı olağanüstü. Şampiyonluğun yine en büyük favorisi.
Tablonun üst tarafında yarı finalin diğer büyük adayı Djokoviç'ti hatta bu yolda oluşabilecek en mükemmel tablo oluşmuştu Djoker için. Gimeno-Traver, Istomin ve Youzhny'i sakatlıktan dolayı çekilince Kubot rakipleriydi Djokerin. O da zorlanmadan çeyrek finale kadar geldi. Çeyrek finalde ise rakibi 2008' de burada finalde yendiği Tsonga idi. Tsonga'nın çeyrek final yolu Dent, Haas ve Almagro gibi zorlu rakiplerle doluydu ve Tsonga bu maçlarda çok yoruldu. Haas ile 4 setlik, Almagro ile 5 setlik bir karşılaşma yapmıştı. İlk set tie-break ile Tsonga'nın oldu. 2. set tie-breakinde Tsonga çok kritik bir hatayla seti Djoker'e kaptırınca morali bozuldu ve 3. sette Djoker'de oyununu yükseltince 6-1 ile kaybetti. Djoker 4. sette maçı bitirecek derken setin ilk oyununun sonunda Djoker'in midesinde bir problem ortaya çıktı. Sağlık molasını aldı ve soyunma odasına gitti doktor eşliğinde. Döndüğünde ise her halinden rahatsızlığı belli oluyordu Djoker'in. Elinden geldiğince oynamaya çalıştı ama rahatsızlığı engel oldu ve morali de bozuldu. Son sette zaten sadece maçı bitirmek için oynadı ve 6-1 ile biten set sonucu yarı finale Tsonga yükseldi. Djoker yarı finale yükselemedi ama Nadal'ın geçen seneki puanlarını koruyamamasından sonra turnuva sonrası oluşacak yeni tabloda klasmanda ilk defa 2. sıraya yükselecek.
Çeyrek final karşılaşmalarının isim olarak en büyüğü dün oynanan Murray-Nadal mücadelesiydi. Nadal sakatlıklarla boğuştuğu 2009'dan sonra tam olarak hazırım demişti. İlk 2 tur maçlar kolay olduğundan durumu izleyenler için belli olmuyordu ama 3. turda Kohlschreiber biraz salladı Nadal'ı ama o kadar da önemli değildi. Karloviç'e set verse de çok rahattı o karşılaşmada da ama çeyrek finaldeydi esas test. Murray Nadal'a karşı oldukça hazır çıktı karşılaşmaya. Nadal'ın uzun rallilerde topları istikrarlı bir şekilde köşelere vurduğunu bildiğinden atak oynayarak başladı maça. Rallileri elinden geldiğince kısa tuttu, tutamadığı rallilerde de Rafa'nın yıllardır Federer'e yaptığı boğana kadar backhandine vurma taktiğini uyguladı Rafa'ya karşı. Bir nevi Rafa'yı kendi silahıyla vurdu. ilk seti 6-3 ikinci seti de tie-breakle aldı Murray. 3. setin başında ise Rafa bir anda dizini tutmaya başladı. Herkes acaba derken sağlık molası aldı Rafa. Moladan sonra ağrıları geçmeyince kendini riske atmamak için de maçı bıraktı. Murray set kaybetmeden yarı finale kadar yükselmiş oldu. Nadal'ın sorunu maç içinde ortaya çıktı ama artık dizlerindeki sorun kronikleşti maalesef. 2008 Roland Garros ile 2009 Avustralya Açık arasındaki inanılmaz oyununa artık ulaşamayacak gibi gözüküyor.
Son yarı finalist ise sürpriz bir isim Marin Cilic. Cilic'in bir çıkış yapacağı konuşuluyordu ama bu kadar erken bir çıkış kimse beklemiyordu. Herkes ondan ilk 5 tenisçisi olma potansiyeline sahip diye bahsediyordu ama demin de dediğimiz gibi bu kadar erken bir yükseliş beklenmiyordu. Amerika Açık 2009 çeyrek finalinden sonra burada da yarı finali görerek dikkatleri üzerine çekti. Yarı finalin en yorgun ismi ama bir sonraki maça kendini çok iyi hazırlıyor. İlk turda Santoro'yu 3 sette geçtikten sonra Tomiç ile 5 set, Wawrinka ile 4 set, Del Potro ile 5 set ve Roddick ile 5 setlik maçlar yaparak yarı finale yükseldi. Rakibi Amerika Açık 4. turunda 3-0 ile geçtiği Andy Murray. Bu sefer işi daha zor ama bu dakikadan sonra finali görürse sürpriz olmaz. Yarı finalde elenirse bile 14 numaradan 10 numaraya yükselecek.
Boris Becker 2 gün önce NTV'ye verdiği röportajda bayanlar tenisinin kimlik aradığını söylemişti. Bayanlar tenisinin durumu aynen Becker'in söylediği gibi. Henin bıraktıktan sonra Serena Williams hariç kimsenin günü gününü tutmuyor. Kimse için bu mükemmel bir tenisçi olacak diyemiyoruz. Mesela Sharapova bir turnuva harika ertesi turnuva ortada yok, keza Ivanoviç, Safina, Kuznetsova hepsi aynı. Serena Williams'ı hiç sevmesem de istikrarını ve oyununu takdir ediyorum. Turun en istikrarlı ismi. Neyse ki Clijsters ve Henin döndü de tura biraz heyecan geldi. Serena Williams çeyrek finale kadar set vermeden çok rahat geldi. Set vermek bir yana servis kırma şansı bile vermeden gelerek mükemmel bir performans serfiledi. Çeyrek finalde ise karşısında sağlam bir Azarenka buldu. İlk seti kaybettikten sonra 2. sette de 4-0 geriye düştü ama mükemmel bir geri dönüşle tie-breakte 2. seti kazandı. Azarenka bu setten sonra moral olarak yıkılıp son sette hiç birşey yapamayınca Serena sıfıra karşı seti alarak adını yarı finale yazdırdı.
Serena Williams'ın yarı finaldeki rakibi Çinli Li Na oldu. Tarihte ilk defa Çinli raketler yarı finalde olacaklar. Li Na turnuva sonrası ilk 10'a giren ilk Çinli olacak hatta. Çeyrek finale kadar oldukça zorlu maçlarla geldi Li Na. Szavay, Hantuchova ve Wozniacki'yi eleyerek Venus Williams'ın rakibi oldu çeyrek finalde. Karşılaşmada ilk seti vermesine rağmen 2. setin ortalarından itibaren mükemmel bir mücadele gösteren Li Na tie-breakte maçı 3. sete taşıdı. 3. sette ise çekişmeli geçen mücade sonunda Li Na abla Williams'ı eleyerek kardeş Williams'ın rakibi oldu.
Amerika Açık'ta Clijsters'ın yaptığı efsane geri dönüşten sonra gözler Henindeydi. O bıraktığı günden beri turun tadı çıkmıyordu demin de söylediğimiz gibi. Zaten geri dönüş haberi geldiğinden beri herkes heyecanlanmıştı ve Avustralya Açık'ı beklemeye başlamıştı. Henin de yarı finale çıkarak beklentileri boşa çıkarmamış oldu. Daha 2. turda erken final denilen eşleşmede Dementieva'yı eleyince kendi de şampiyonluğu gözüne kestirdi. Kleybanova, Wickmayer ve vatandaşı Clijster'ı eleyen Petrova'yı eleyerek yarı finale kadar yükseldi. Rakip diğer bir Çinli Zheng Jie.
Son yarı finalist ise turnuvanın en büyük sürprizi. Zheng Jie 2008 Wimbledon'da yaptığı yarı finali burada da gerçekleştirdi. 2. ve 3. turlarda Martinez Sanchez ve Marian Bartoli'yi 3 setlik maçlarda yendikten sonra 4. turda da Alona Bondarenko'yu eleyerek çeyrek finalde bir diğer sürpriz isim Kirilenko ile eşleşti. Kirilenko ilk turda Sharapova'yı eleyerek dikkatleri üzerine çekmişti. 4. turda Safina'nın sakatlanıp maçı bırakmasından sonra çeyrek finale çıkan Kirilenko çeyrek finalde Zheng karşısında tutunamadı ve turnuvaya veda etti.

Benim yarı final eşleşmelerindeki favorilerim bayanlarda Serena ve Henin, erkekler ise Federer ve Cilic. Murray çok iyi bir şekilde ilerlese de Cilic'in Amerika Açık'ta yaptığını yine tekrarlayacağını düşünüyorum.

10 Eylül 2009 Perşembe

"Sindirella" Dünyaya Döndü

Oudin'in peri masalına aslı Polonyalı kendisi Danimarkalı bir başka genç Wozniacki son verdi. Oudin'e hücum yapma fırsatı vermeyen ve bıkmadan usanmadan rakibinin "backhand" ine top atan Danimarkalı, Oudin'e 43 basit hata yaptırarak Puskas'ın Amerika Açık yazısında öngördüğü üzere yarı finale yükseldi.

8 Eylül 2009 Salı

Amerika Açık İlk Hafta

Amerika Açık'ta ilk haftayı tamamladık.Bayanlarda tüm çeyrek finalistler, erkekler de ise 4 çeyrek finalist belli oldu.Bayanlarda seribaşı raketlerin ilk günden beri döküldüğü ilginç bir turnuva izliyoruz.Öyle ki çeyrek finaldeki 8 raketin sadece 3'ü ilk 10 içindeki isimler.Ivanoviç ve Razzano ile başlayan 1. tur kayıpları, 2. turda Jankoviç, Dementieva, Stosur, Radwanska 3. turda ise Sharapova, Azarenka ve Safina ile devam etti.Bu durum yeni nesil oyuncuların mı çok yetenekli olduğu ya da sıralamanın zirvesindekilerin mi yetersiz olduğunu gösteriyor ona siz karar verin.
Bayanlarda şu ana kadar en çok dikkat çeken isimler kuşkusuz dün Okechukwu'nun da bahsettiği ev sahibi Oudin ve mükemmel bir geri dönüş yapan Clijsters.Ev sahibi Oudin Rusları bir bir eleyerek çeyrek finale kadar geldi.Clijsters ise 4 yıl aradan sonra Venus Williams'ı da yenerek rakiplerine ben yokken çok rahattınız ayağınızı denk alın mesajını verdi.Bu iki isim dışında ise oyunlarıyla turnuvaya damga vuran raketler ise Wozniacki ve Pennetta.Pennetta Amerika Açık öncesi zaten çok formdaydı ve o formunu devam ettiriyor.Mirza ve Wozniak maçlarında kortta 1 saat bile durmadı rakiplerini ezerek geçti.4. turda ise bence şu ana kadar turnuvanın en iyi maçında Zvonareva'yı saf dışı bıraktı.İlk seti kaybettikten sonra 2. sette 6 maç puanını çevirip tie-breakte seti alınca Zvonareva'nın moralini de alt üst edip son seti 6-0 ile geçip çeyrek finale yükseldi.Wozniacki'de 4. tura kadar zorlanmadan geldi.4. turda ise Kuznetsova ile mükemmel bir karşılaşma yaptılar ve Wozniacki çeyrek finali gördü.Kuznetsova maçtan önceki röportaıjnda oyun içinde kopmalar yaşıyorum demişti maçta da tam dedikleri gerçekleşti.Kuznetsova servis kırdıktan sonraki oyunlarda çok fazla basit hata yapıp avantajını sürekli kaybetti ve sonunda kazanan Wozniacki oldu.

Yarı final tahminlerim ise

Bondarenko - Wozniacki
Clijsters - ????

Serena Williams - Flavia Pennetta maçı için bir favorim yok.Ortada bir karşılaşma ama gönül Pennetta'dan yana.
Erkeklerde ise oyuncular daha tutarlı.İlk 10'dan sadece 3 kişi elendi.3 kişiden ikisi de sakatlık dolayısıyla(Davydenko ve Simon).Ana tablonun 8 bölümünden 6'sınde o bölümün en iyi 2 raketi 4. tura yükseldi.Seriyi bozan isimlerden biri bizim sinirlerimizi de bozan Marsel'i eleyen Isner diğeri ise sakatlığı yüzünden 3. tur maçında karşılaşmayı bırakan Simon.Tablonun 4. bölümünde 3. turda Roddick'i eleyerek erkeklerde şu ana kadar ki en büyük sürprizi gerçekleştirdi ama bu zemini seven Verdasco Isner'e dur diyen isim oldu.Federer, Murray ve Djokoviç 1'er set kaybetselerde çok rahat oynayarak geldiler şu ana kadar.Djokoviç set kaybettiği maçta Witten karşısında diğer rakiplerine göre biraz daha fazla zorlansada ilk 2 turda ve 4. turda çok rahattı.
Son 2 Grand Slam'i sakatlığı yüzünden kaçırınca turnuva öncesi tüm gözler Nadal üzerindeydi.İlk turda Gasquet karşısında harika bir maç çıkarınca herkes çok rahatladı ama 2. turda Kiefer'e set verince ve 3. turda Almagro'ya set vermese de servis oyunlarında çok fazla servis kırma puanı verince acabalar oluşmaya başladı.En büyük sınavını çeyrek final için bugün Monfils karşısında verecek.Almagro karşısındaki hataları Monfils maçında da yaparsa çeyrek finale çıkması zor gözüküyor ama Nadal'ın ne yapacağı hiçbir zaman belli olmaz.Fransa Açık finalisti Söderling ise turnuvanın en talihli oyuncusu olarak şu ana kadar dikkatleri çekiyor.2. turda Granollers daha ilk sette sakatlanıp karşılaşmayı bıraktı 4. turda ise Davydenko setlerde durum 2-1 Söderling lehineyken sakatlığı yüzünden maçı bırakınca Söderling yorulmadan çeyrek finale kadar yükselmiş oldu.Çeyrek finalde ise rakibi belalısı ve turnuvanın en büyük favorisi Federer.Son 3 büyük turnuvada da Federer ile karşılaşıyor Söderling.Roland Garros'ta finalde, Wimbledon da ise 4. turda 3 setlik maçlarla kaybetti Federer'e.Bu sefer de değişen birşey olmayacak gibi.
Çeyrek final eşleşmelerinin hepsi belli olmadığı için bir tahmin yürütmüyorum ama seyir açısından en güzel maç Djokoviç - Verdasco maçı olacak gibi gözüküyor.

Rus Bulun Bana

18'ine hala 15 günü olan genç Amerikalı raket Melanie Oudin, Pavlyuchenkova, Dementieva ve Sharapova'nın ardından Petrova'yı da eleyerek çeyrek finale yükseldi.
Çeyrek finaldeki olası rakibi bir diğer Rus Kuznetsova, ilk setini 6-2 kazandığı 4. tur maçında Oudin korkusundan olsa gerek geri kalan iki seti tiebreak ile kaybederek Oudin'e rakip olarak Slav ırkının anavatanı Polanya menşeli Danimarka göçmeni Wozniacki'i korta yolladı.
Dünkü maçta genç Amerikalının özgüvenine tanık olduktan ve olası eşleşmeleri gördükten sonra peri masalının finale kadar sürebileceğine olan inancım arttı.

6 Eylül 2009 Pazar

John Isner 3-2 Andy Roddick

Gece Arjantin-Brezilya maçını beklerken uyanık kalmama sebep olan mücadelede bir önceki turda Marsel'i eleyen Isner ile Amerikalıların umudu Roddick karşı karşıya geldi. Isner'ın uzun kolları ve boyu onu servis vole oynamaya mecbur kılmış gibiydi. İlk iki sette servislerini tutturan Isner 2-0 öne geçti. Roddic'in tecrübesi ve Isner'ın yorulmasıyla beraber 2-0'dan 2-2'ye gelen maçın son setinde, Isner maçı tiebreake götürmek için oynadı. Andy servis attığı oyunları genelde 0'a karşı kazanırken aktif dinlenen Isner, tiebreake ile maçı kazanarak erkeklerde Amerika Açığın şu ana kadarki en büyük sürprizine imza attı.

1 Eylül 2009 Salı

Ve 2. Tur

Marsel İlhan Amerika Açık'ta ana tabloda oynamakla kalmadı ve ilk turu geçti.Dün "Sadece maç puanını izleme ihtimalimiz var o puan da inşallah Marsel'in olur" demiştik maç puanını izliyemedik ama o puan Marsel'in oldu.Karşılaşmayı izleme şansımız yoktu ama US Open sayfasından takip ettik.Mücadeleyi hiç bırakmadı.Setlerde iki kere geriye düştü, sette tutunmak için servis karşılayıp servis kırdı, sıkıştığı anda 6 oyun üst üste kazandı, bu sefer rahatlayıp 4 oyun üst üste kaybetti ama sonunda 2. yakaladığı maç puanını değerlendirdi ve 2. tura yükseldi.Şimdi ki rakip John Isner.Rochus'a göre çok daha kuvvetli bir rakip.Karloviç ve Roddick'ten sonra belki de turun en iyi servis atan oyuncusu ve ev sahibi.Marsel'in işi çok zor ama her zaman umut vardır.
Not:Perşembe günü karşılaşmayı Eurosport canlı yayınlayacak

30 Ağustos 2009 Pazar

Marsel

Marsel İlhan 1968'de open eraya geçildikten sonra bir grand slamde ana tabloya kalan ilk Türk tenisçi oldu.Amerika Açık elemelerinde sırasıyla Ryan Harrison, Sebastien de Chaunac ve Ricardo Mello'yu eleyerek ana tabloya yerleşti.Rakibi sıralamada 72. Belçikalı Christophe Rochus.Kötü denemeyecek bir kura.Rochus'un Amerika Açık'taki en iyi derecesi 2001 yılındaki 2. tur.Marsel ilk grand slaminde 2. turu görebilir.Turnuvanın yayını Eurosportta ama Marsel'in karşılaşması sırasında Federer, Davydenko gibi isimler de kortta olacağından karşılaşmayı izleme imkanımız olamayacak.Sadece maç puanını izleme ihtimalimiz var o puan da inşallah Marsel'in olur.

24 Temmuz 2009 Cuma

Basında Güven

Haberi okuyunca böyle pozlar veren bir tenisçi var imiş ve benim haberim yok diye nice hayıflandım. Gelin görün ki işin aslı öyle değil...
Martin Elliott ismindeki babayiğit o zamanlar sevgilisi olan Fiona Butler'ın eline bir raket tutuşturup, kızcağızı almış üniversitenin kortuna götürmüş. Sonuç bencede muhteşem ancak kızın bırakın ünlü tenisçi olmasını daha önce eline raket aldığı bile şüpheli.
Basında güven.)

9 Temmuz 2009 Perşembe

Roger's Road to 15

15








Tarihin en iyi tenisçisi.
Karşılaşma sonunda Sampras, Rod Laver, Borg gibi efsanelerin Federer için kullandıkları cümle.En çok Grand Slam kazanma rekorunu rekorun sahibi Sampras'ın önünde kırdı Federer.Maç için söylenecek fazla bir şey yok.Stefanski'nin yarattığı canavar Federer de dahil kimsenin beklemediği bir şekilde çıktı karşılaşmaya.Federer'in Roddick'e karşı ezici üstünlüğünü yazmıştık bir önceki yazıda ama bu Roddick eski Roddick değildi.Herkes söyledi biz de söyleyelim 2. sette tie breakte 6-2 öndeyken seti kaybetmesi kırılma anı oldu ama buna rağmen maçı 5. sete taşıdı.Son sette bir ara artık maç bitmeyecek diye düşündük ama baskı ve yorgunluk Roddick üzerinde daha belirgin olmaya başladı.Çabuk biten servis oyunları uzamaya başladığında maçın Federer'e gideceği belli oldu ve 30. oyun sonunda Federer maçı bitirdi.
15 Grand Slam şampiyonluğu
21 Grand Slam ard arda yarı final
ve tekrar 1 numara.

Sampras 14. Grand Slamini kazandığında 31 yaşındaydı Federer ise daha 27. 20 şampiyonlukla kariyerini bitirmemesi için önünde engel yok.

15. şampiyonluk sonrası Nike'ın reklamı.