14 Şubat 2009 Cumartesi

Ali Koç Her Yerde



Perşembe akşamı erkek basketbolcular için Zagreb'de, Cumartesi öğleden sonra kız takımı için Caferağa'da akşamında futbol takımı için muhtemelen Saraçoğlu'ndaydı Ali Koç.
Geçtiğimiz yaz buna benzer bir yazıyı başkan için yazmıştım.Benzerliğin farkındasınızdır sanırım...

Başkan Heryerde

13 Şubat 2009 Cuma

Kurtarılmış Bölge Zagreb

Fenerbahçe Cibona deplasmanından galibiyetle dönerek gruptakini şansının devam etmesini sağlamış ancak benim aklıma takılan maçla ilgili doğru düzgün bir resmin bile olmaması. Avrupa basketbolunun kulüpler düzeyinde en üst düzey organizasyonu şifreli yayın sebebiyle zaten sekteye uğramışken, maç haberlerinde elle tutulur bir resmin olmaması beni çok şaşırttı.
fenerbahce.org'dan aldığım yukardaki resim ise görüldüğü üzere çaresizlikten screenshot ile elde edilmiş.


Cibona Zagreb 55-65 Fenerbahçe

FSSS


Geçenlerde spor iletişim sertifika programından bahsettikten sonra, sınavdan bir soruyu sizlerle paylaşmıştım. Benim sınav sırasında Galatasaray yerine Gençlerbirliğini işaretleyerek yanlış cevapladığım soruyu, görüyorum ki googleda sorgulamaya gerek duymaksızın cevap veren bir çok arkadaş da hatalı cevap vermiş. Fenerbahçe'nin Türkiye Kupası alamazlığı üzerine kurulmuş soru, ilk seçenekte hele Fenerbahçe varken doğru yanıtlaması oldukça zor bir soru olmuş ama söylemiştim baştan...

2007 - 08
KAYSERİSPOR 0-0 Gençlerbirliği (11-10 Pen.)
2006 - 07
BEŞİKTAŞ 1-0 Kayseri Erciyesspor
2005 - 06
BEŞİKTAŞ 3-2 Fenerbahçe
2004 - 05
GALATASARAY 5-1 Fenerbahçe
2003 - 04
TRABZONSPOR 4-0 Gençlerbirliği

11 Şubat 2009 Çarşamba

İtirazım Var Asabiyim Ben

NtvSpor'un "Galatasaray yine tekrar istiyor" başlıklı haberinin altını dolduran İzmirli kardeşin yorumu bana söyleyecek söz bırakmamış.

emrah bulut - İzmir

11 Şubat 2009, Çarşamba 14:18
evet haklılar hatta 3 korner oldu hakem 3 korner bir penaltı kuralını uygulamadı..dolayısıyla tekrar gerekir.

Güzel Çarşamba

Milli takımların hazırlık maçları haftasında aynı güne denk gelen 3 güzel maçta naklen yayınlanıyor. Benim tercihim İspanya-İngiltere maçı olacak...

Jules Rimet Kupası

Brezilya kazandığı 5 dünya kupası ile futbolun tartışılmaz lideri olmasının yanı sıra; oynadığı göze hoş gelen futbol sebebiyle midir, yoksa klasik formasının Türkiye'yi kendileri sananlara inat bize sempatik gelmesinden midir bilinmez bizim milletin de göz bebeği olmuştur her daim.Bunun yanı sıra oynadığı klasik savunma futbolu sebebiyle 4 dünya şampiyonluğuna karşın İtalya'yı pek sevmeyiz.Savunmanın bir futbol sanatı olduğunu düşünen, futbol ilahlarından biri olarakta Uche'yi benimseyen bendeniz hariç.

Futbolun beşiği, dünya kupasının en çok kazanan bu iki ekibin mücadelesine sahne olunca Fransa 98 öncesi ortaya konan bir İngiliz fantazisi geldi aklıma... 1966'da Batı Almanya'yı yenerek kendi evinde şampiyon olan İngilizler, 98 dünya kupasına umutlu gelmişlerdi. Umutların artmasına sebep olan,fantastik teori şu şekildeydi...

1966 İngiltere

1970 Brezilya

1974 Almanya

1978 Arjantin

1982 İtalya

1986 Arjantin

1990 Almanya

1994 Brezilya

1998 İngiltere

İtalya'nın 82'de kazandığı kupanın merkezinde olduğu sisteme göre, (70-94) , (74-90) ve (78-86) kupalarını aynı ülkeler kazanmıştı. Fransa 98'in galibi bu teoriye göre belliydi ancak çeyrek final bile göremedi şanssız İngilizler.

Brezilya 2 - 0 İtalya

8 Şubat 2009 Pazar

Diyet Ödendi

Galatasaray, son dakika golüyle 2 puan bırakınca Kayseri karşısında aba altından gösterilen sopa rüzgarla beraber döne döne Olimpiyat Stadı'na kadar ulaştı. Resmi sitede yayına giren gözdağı metninin adresi karışmasın diye Beşiktaş maçının başlamasını bekleyen editör kardeşlerimi bu hassasiyetlerinden ve uygulanan başarılı stratejiden dolayı tebrik ediyorum.

Galatasaray’ın desteği olmadan federasyonunun futbol barışını, sportif başarıyı ve sektörel gelişimini nasıl sağlayacağını biz de merak ediyoruz.

Meraklar giderildi.2 ofsayt, 2 gol, verilmeyen 2 penaltı ile futbol barışı için gereken güvenoyu tekrar sağlandı...

PS: Fenerbahçe kötü oynadı, rakiplerinin puan kaybettiği haftada hiç bir bahane arkasına sığınmadan çıkıp herkesi yenecek kadar güçlü olmalıydı ancak futbol dışı sergilenen çirkin oyunun asıl sahibinin ev sahibini bastırmasına gönlüm el vermiyor.

7 Şubat 2009 Cumartesi

Biat Et ki Milli Olasın

Bizim tribünler kolay kolay genç oyuncuları kabul edemez. 2003'de Ümit Milli Takım kadrosundan transfer edilen oyunculardan hala Fenerbahçe kadrosu içinde kalmayı başarabilen sadece iki oyuncu var, Volkan Demirel ve Selçuk Şahin. Volkan'ın onca eleştiriye karşın şansı Fenerbahçe futbol takımının Türk kaleci konusunda ki tutarlı ve ısrarlı tavrı bu kabulüm de, Selçuk'un oynadığı mevki ve ileriye oynama ısrarına karşın hala bu kadronun içinde yer alması inanılmaz bir durum.

Mücadelesi her daim aynı standartta olan Selçuk, modern futbol dedikleri illetin bir orta saha oyuncusunda aradığı bütün meziyetlere sahip olmasına karşın özellikle iç saha maçlarında kazandığı topu en yakınındaki arkadaşına ileten ön libero olmak yerine (Bknz. Mehmet Topal), topu hücuma efektif sokmak niyetiyle kaybettiği toplardan dolayı ıslıklanan olmayı tercih etmiştir.Şükürler olsun bu sene derbilerde iki ön direk golü atınca, kara kaşlı kara gözlü oldu Fenerbahçe taraftarının da gözünde ancak Kazım Kazım'ın çağırıldığı milli takıma seçilebilmesi için hala ciddi bir eksiği var sanırım.

5 Şubat 2009 Perşembe

Spor İletişim Sertifika Programı #2


İkinci kez konuk oluyor Kadir Has Üniversitesi'nin Spor İletişimi Sertifika Programı bizim mütevazi blogumuza. İlk haberi "...Yeni Kosova adaylarına duyurulur." diye bitirmiş vakti zamanı gelince de Haliç manzaralı okulun yolunu tutmuştuk sınav için. Bu kadar dürüst olmaya hacet yok ancak başlamışken içimi döküp kurtulayım bari...

...Cumartesi sabahı (24 Ocak) kalkıp düştüm yola; sınavın yapılacağı dersliğin önüne geldiğim vakit ilk iş süzdüm rakip ve rakibelerimi. Rakibeleri kafadan eleyip, sınava giren toplam er kişi sayısının da 50'yi bulmadığını farkedince burs mu geliyor ne demedim dersem, bir önceki paragrafın son cümlesine ayıp olur.

Çoktan seçmeli toplam 40 soru, soruların 25 civarı salt sporla kalanı ise Türkçe bilip bilmediğinizi ölçen anlatım bozukluklarından ibaret olan testin ederi 80 puan; 3-5 anahtar cümleden oluşturacağınız makalenin ise puan değeri 20 idi. Futboldan olimpiyatlara, basketboldan tenise kadar geniş bir yelpazeden seçilmiş sorular kolay olmamakla beraber, yılların spor seyircisi olan bendenizi yıldırmadı. Makalemi yazıp, Fenerbahçemi çeyrek asırlık zulümden kurtarıp kupa şampiyonu ilan ettikten sonra, olası bir puan eşitliğinde bursiyeri belirlemek için ecnebi dilde Platini'ye yazılması gereken soruyu da yazıp, eşeğimi sağlam kazığa bağlamanın iç huzuruyla evin yolunu tuttum.

Yol boyunca yanlış işaretlediğim üç beş soruyu farkedip içime kurtlar düşse de, kazığa bağladığım eşek hatırına eve döner dönmez hanıma "...çoğu hatun zaten, şaka maka burs alabilirim..." mealinde şeyler zırvalayıp, gevrek bir gülümsemeyle tamamladım sınav macerasını. Sınavı okuyan arkadaşlar sağolsunlar iki gecede tamamlayıp kağıtları, Pazartesi sabahı yayınladılar sonuçları. 5 tam, 5 yarım toplam 10 bursun verildiği sınav sonuçlarına göre burs kazanan arkadaşlar arasında ben yokum ve de üstüne üstlük bir tanesi bayan. Hem de bu hatun kişi onca erkeğin arasında birinci:)

Zordu ama sorular...

Bugün gelen maili sizle paylaşmak amacıyla başlayıp bütün kirli çamaşırları dökmüş oldum postun sonuna dek. Unutmadan gelen mesajı kopyalayıp, benim gibi hala öğrenciliği devam eden arkadaşlardan müjdemi isteyeyim.

Sayın ilgililer ve katılımcılar,

7 Subat 2009 tarihinde baslayacak olan Spor İlerisimi Sertifika Programinin son kayıt tarihi 6 Şubat 2009'dur.

Öğrenci olan ilgililler ve katılımcılarımızın, sınava girmemislerse bile % 50 indirim hakkı bulunmaktadır.

Sertifika'da gorusmek üzere...
http://www.khas.edu.tr/tr/haberler/spor-iletisimi.html