17 Nisan 2010 Cumartesi

Namağlup

Fenerbahçe, kadınlar basketbol liginin son maçında Beşiktaş'ı (CT) Akatlar'da mağlup ederek sezonu namağlup tamamladı. Güzel başladı haftasonu...

Beşiktaş CT 70-82 Fenerbahçe

Favoloso Maicon

Ben hayatımda böyle bir gol daha önce görmedim.

Inter 2-0 Juventus

" Pazar'ın Ertesi" # 19

Değişmeyen gerçek üzerine İslam Baba'nın 60'lardan kalma yazısı...
Gece hayatı... Gece hayatı...

Hangi futbolcunun yaşama defterinin yapraklarını karıştırsak, içinden muhakkak bu illet unutulmuş bir eşya gibi gözlerimizin üstüne düşüyor. Bİr salgın nezle misali önce burunlara yapışıyor, sonra yavaş yavaş içerlere sızarak insanların tazeliğini kemiren birer kurt oluyor.

Nasihatın babacası veya sopalısı, tekdirin ağız veya elle söylenmiş şekli, tehdit ve kontrolun arabalısı veya arabasızı... Ne yapsanız nafile... Hazretleri gecenin nimetlerinden kurtarıp, bir türlü yalnız bir yatağa sokamıyorsunuz.

Bu neden böyle oluyor? Sorunun cevabı basittir. Çünkü futbolcu toplumdaki her şeyi çok kolay bulur. Parayı da ünü de, kadını da, çevredeki geçici içtenliği de... Eğer bir insan kendisini eğitmemişse, belli bir kültür aşaması yapmamışsa, kolay bulduğu şeyleri "Kar-Zarar" dengesini düşünmeksizin sarfetmeğe bakar. Bugün futbolcuları bu tip ters bir yaşantıya iten kolay bulunmuş, elde edilmiş şeleri tüketmek istemesinin tutkusudur.

Adamların hareket noktaları: "Bir gelir insan cihane..." kelimelerinin uzunluğu içindedir. Onları çekip alamazsınız  "Bir kere dünyaya gelmek" gibi iştah açıcı bir Doğu felsefesinden... Adam tüm tedbirlere, adam her çeşit katı yasaklara rağmen yine koşacaktır bu aldatıcı düzene. Bu aldatıcı düzenin nimetlerinden istifade ederken de kendisini tükettiğinin farkında olmayan bir "eksik zeka"nın propagandasını yapacaktır. Kendiliğini bilmeden, tükettiğini zannettiği şeylerin üstüne oturarak çevreye şişmiş bir kişilikle bakmaya devam edecektir. Bunu da galiba önlemeye imkan yok... Toplum emek değer ölçüsünü dikkate alıp, insan yükselişlerine birtakım mesafeler koymadıkça bu furya sürüp gidecektir. Toplum kesin sınır çizemedikçe, toplum bu 90 dakikalık kahramanların yarattıkları değerin karşılığında kendisinden ne almalıdır hesabını yapmadıkça, bu ters yaşamaya kararlı nesil, futbol yerine devamlı antrenörleri götürecektir.

9 Şubat 1966 ("Futbolcunun Gece Hayatı", Akşam) 

16 Nisan 2010 Cuma

Yarım Sıfırlık Maç

Son zamanlarda futboldan çok curling izler olmuştum. Neredeyse kurallarını öğrenecekken buzdan oyunun, Fenerbahçe’nin başarılı saha sonuçları gelmeye başladı ve futbolla aramızdaki buzlar eridi gitti.

Lafın gelişi değil, sayısal olarak bitmesine 4-5 hafta kalan validemizin pahalı ama bir o kadar da abuk liginde, başa güreşen baş altı takımı ile yenilmez pehlivanların mücadelesi kıspetin derinliklerinde devam etmekte.

Futbol arkeologlarının cümlesi toplansa akıl sır erdiremeyecekleri; iki stoper, biri arka ikisi ön toplam 3 libero ve iki bekli sistemiyle takımını bir kez daha potada tutan Mustafa Hoca şampiyonluk için galibiyete ihtiyacı olduğu maçta ilginç oyun tarzına devam mı eder, yoksa Ekrem’den forvet, Yusuf’dan ön libero yaratarak bir kez daha futbol dünyamızın yarım olan aklını almaya mı çalışır bilmem ama tek bildiğim Fenerbahçe Beşiktaş’ı mağlup ederse şampiyon olur.

15 Nisan 2010 Perşembe

Maşallah

Reklamsız çubuklu forma armanın gururu olmaya devam ediyor.

Arslan önderliğinde, normal sezon performansının çok üstüne çıkan Divis'in katkılarıyla final serisinde skoru 2-0'a getiren Fenerbahçe şampiyonluk yolunu yarıladı. Cumartesi Ankara'da oynanacak maç kazanılırsa, erkek voleybol takımı senenin ilk lig kupasını kazandırmış olacak olmasına ancak benim gönlümden geçen kupanın Salı akşamı hınca hınç dolu tribünler önünde kaptan Arslan'ın elinde yükselmesi.

Kim bilir belki bende dokunurum kupaya...

Ziraat Bankası 2-3 Fenerbahçe

11 Nisan 2010 Pazar

Yeter Üstünel, Yeter...

Geldiği vakit yanık tenli oğlanının testislerini gezdirmek için havaalanında sıraya girenler, bu akşam fazla billurdan protein zehirlenmesi zihinlerini bulanıklaştırmış bir halde idiler.

Bana ne ise...
Gözlerin, dişlerin ve ak pak gerdanınla
Ne güzel komşumuzdun sen, Fahriye Abla!

Galatasaray 4-1 Diyarbakırspor

Messi



10 Nisan 2010 Cumartesi

Ben Fenerbahçeyim

Aklımdan geçenlerin günlüğünü tutmaya başladığım vakit, aynı aklımın ucundan dahi geçemeyen taraftar profilleri ile karşılaşacağımı tahmin etmemiştim. 

Futbolda şampiyon olunan yıllarda "Fenerbahçe'li", şampiyonluktan uzak kalınan sezonlarda kimsesiz, voleybol kızlarda Eczacıbaşı'lı, erkeklerde Arkas'lı, genç takım seviyesinde Güneş Sigorta'lı, basketbol erkeklerde Efes Pilsen'li, bayanlarda Botaş'lı, tekerlik sandalyede Galatasaray'lı olan, taraf olmanın mantığını idrak edememiş taraftarlar gördüm.

İşte o taraftarlar son yıllarda Fenerbahçe'nin her branşta başa güreşmesinden muzdarip iken bendeniz misali masa tenisinden, yelkene çubuklunun kazandığı her madalyada gözleri dolan aklıevveller tarifsiz bir mutluluk içindeler.

Spor tarihinin lokomotifi olan futbol, basketbol ve voleybol  branşlarının hepsinde birden, kızlı erkekli olarak kazanılması muhtemel şampiyonluklara birer adım kalmışken ben mutlu olmayayım da onlar mı olsun?...

4 Nisan 2010 Pazar

Vay Anasını Sinkaf !

Haftasonu çalışmak zorunda kalan zavallı kardeşiniz, Pazar öğleden sonra 16:30'da ofisten çıkıp stadın yolunu tuttu. Onca yorgunluğa karşın Fenerbahçe'ye kavuşma özlemi Herr Daum'un rejenerasyon idmanları gibi geldi yorgun bedenime. Derbi galibiyetinin ardından yer gök sarı lacivert olmuştu Kadıköy'de. Merdiven boşlukları dahil ağzına kadar dolu olduğunu söylersem eğer stadın siz yine de inanmayın. Şu sıralar her türlü bahaneden yararlanılıp ceza verilebilir takıma. Bir Fenerbahçeli blogger olarak bu sorumluluğu ben kesinkez alamam.

Alex oynamaya, Yıldırımlar'dan Yunus ise oynatmamaya çıkmıştı sahaya. Yıldırım'ın gücü Alex önderliğindeki Fenerbahçe'ye yetmeyince maçın ikinci yarısının başıyla beraber gayri resmi skor tescillenmiş oldu ve benim için Kayserispor maçı nihayete erdi.

Sıra kızlarda idi. İlk 2 setin kaybedildiğinden haberdar, koridora koştum. 2-1 olursa eğer maçın son sete taşınacağını hissediyor, belki de çok istediğimden öyle sanıyordum. Futbol takımının sahada verdiği mücadeleden tatmin olmuş 100 küsür Fenerbahçe aşığı, koridorda televizyonlar önünde kümelenip kızlara göndermeye başladık bütün sevgimizi. Aşkımız 2-2'ye getirmeye yetsede maçı, şampiyonluk için nefesimiz yetmedi.

Hüzün, sevinç, gurur kolkola girmişken zihnimde baba yadigarı Milliyet'in internet sitesine baktım, bakmaz olaydım. Öfke hepsine baskın artık. 

Bu manşeti atan kardeş gelsin bulsun beni, kınasını kendi ellerimle yakmayanın ağzına sinkaf...

Hep İnandık

Fenerbahçe 2-0 Kayserispor