3 Ekim 2008 Cuma

Fenerbahçe - Dinamo Kiev

Emre Bey(Belözoğlu) maçın ardından "Elimizden geldiği kadar mücadeleyi ortaya koyduk...Kiev bizden daha çok sevindi bu beraberliğe. Az pozisyon verdik. Geçen sene defansif anlamda başarılıydık ve çeyrek finale kadar geldik..." demiş.

1)Yıllık ücretleri milyon dolar mertebesinden açılan sporcuların iyi mücadele etmemek gibi bir şansları olmadığı gibi mücadelenin ardına sığınma hakları hiç yok.
2)4. torba takımı 3. torbadan gruba dahil olmuş ekipten deplasmanda aldığı puana elbette sevinecektir.
3)Geçen sezon bu takımın çeyrek finale ulaşmasını defansif anlamda başarılı olmasına dayandırmak nasıl bir açıklamadır anlayan banada anlatsın.

Hazır ramazan bitmiş ve Fenerbahçemizinde Pazar'a kadar maçı yokken benim önerim neş'e ve dinçlik arttırmak adına 2 tek atmak. Atamın favorilerinden Bilecik rakısı yok ama kulüp rakı hala piyasada.

Fenerbahçe 0 - 0 Dinamo Kiev

Mircea Lucescu

Ne zaman 3 büyüklerden birinde işler sarpa sarsa bu adamın ismi geçmeye başlar basın yayın organlarında. Çalıştırdığı takımları hazırlık maçı bahanesiyle İstanbul'a getirerek , Türk futboluyla ilgili demeçler vererek yüzünü unutturmamanın kaymağını mı yediğinden yoksa Türk medyasında hatırlı dostlar edindiğinden mi nedir Romen hocaya sürekli iş var Türkiye'de.
Büyük hoca canım şeklinde bol keseden atanlar için 9 haftadır devam eden Ukrayna liginde Lucescu'nun takımı Shakhtar'ın aldığı sonuçlar ve puan tablosundaki yeri aşağıda.
27.09.08 FC Shakhtar 1:1 Metalurh D
21.09.08 Arsenal 0:0 FC Shakhtar
31.08.08 FC Shakhtar 2:2 Metalurh Z
23.08.08 Vorskla 1:0 FC Shakhtar
17.08.08 FC Shakhtar 2:2 Metalist
08.08.08 Dnipro 0:0 FC Shakhtar
03.08.08 FC Shakhtar 3:0 Illychivets
27.07.08 Karpaty 1:1 FC Shakhtar
20.07.08 FC Lviv 2:0 FC Shakhtar
16 takımlı ligde 1 galibiyet 6 beraberlik 2 mağlubiyet sonucunda topladığı 9 puanla 11. büyük hocanın takımı. Toplam 6 maç oynanan Şampiyonlar Ligi grup maçlarında önce Allah'a sonra kale direklerine ardındanda çizgideki kaleciye güvenerek kazara gruptan çıkarsında , 30 maç oynanacak ulusal lig mücadelesinde bu taktik işe yaramaz.

Rum Futbolu #2

Şampiyonlar ligi 3. ön eleme maçlarından önce Anorthosis Famagusta ile ilgili "Eski Roma'lı Dellas'ı ve son olarak Real Madrid'den hatırladığımız Savio'yu kadrosuna katan Rum ekibine karşı; hem yatırımlarının karşılığını alması hem de Şampiyonlar Ligine farklı takımların dahil olmasının organizasyonun renklenmesine faydası olacağını düşündüğümden ötürü sempatim vardı.
Araştırmaya başladığım an sıktım sıyrıldı. Wikipedia'daki ilk cümle, takımın aslında Famagusta takımı olduğu ve şu anda geçici olarak Larnaka'da faaliyetlerini sürdürdüğü üzerine kurulmuş. Spordan bu kadar uzak, resmi sitesi üzerinden siyaset yapan sözde spor kulübüymüş Anorthosis. "
demiştik yolun başında.

Aradan 3-5 gün geçmiş Anorthosis Olympiacos'a 3 atıp , bir diğer Rum ekibi Omania UEFA kupası ön elemesinde AEK'i deplasmanda yenince Rum Futbolu başlıklı ilk yazı "Avrupa Şampiyonası eleme grubunda İrlanda ve Galler'i mağlup edip, finalist Almanya ile kendi sahasında 1-1 berabere kaldığı vakit Rumlar dikkatimi çekmişti bu gelişim.Anorthosis bir önceki ön elemede Rapid Wien'i eledikten sonra Yunan rakibi Olympiacos'a ilk maçta 3 tane atıp, UEFA Kupası ön elemesinde ise bir diğer Rum takımı Omania, tesadüf bu ya yine bir Yunan ekibi Basinas ve Rivaldo'yu kadrosunda bulunduran AEK'i Yunanistan'da 1-0 mağlup edince ada futbolu iyiden iyiye suyun üzerine çıktı.Rum gazetesi Politis "... Yunan futbolunun ayağının altındaki halıyı çektik..." demiş Anorthosis ve Omania'nın tarihi galibiyetlerinin ardından.
Doğru söze ne denir. " cümleleriyle yer almıştı.
Şampiyonlar Liginin ilk maçlarının değerlendirmesi adı altında bir kez daha Rum takımından bu sefer UEFA kupası hedefini göstererek "Olympiacos'u eleyerek tarihlerinde ilk kez "bir şampiyonlar ligi sponsoru ford ve playstation sunar" cümlesinin ortağı olan Anorthosis, Werder Bremen deplasmanından puanla döndü. Israrla Yunan takımlarıyla eşleşmek nasıl bir kaderdir anlamadım ancak B grubundaki Yunan rakibi Pana evinde İnter' e mağlup olup , ikinci maç gününde Larnaka'ya Anorthosis'i ziyaret edeceğini düşündükce Anorthosis'i Kadıköy heveslilerinin arasına yazasım geliyor. " şeklinde bahsetmiştim iki hafta önce.
Bizim takımlar takip eden her hafta Avrupa'da hedef küçültürken, Gürcü Ketsbaia'nın takımı her hafta Avrupa'yı şaşırtmaya devam ediyor. Takip eden iki maçta İnter'le oynama kısmetsizliğine karşın Larnaka'daki ikinci İnter maçından puan veya puanlar alması Anorthosis'in beni şaşırtmayacak. Bu iki haftada Bremen ve Pana birbirlerini yerken , içerdeki maçtan İnter'den alacağı 1 puan bile Rum ekibinin son maça kadar Şampiyonlar Liginde ilk 16 için iddiasının devam etmesi anlamına gelecektir.

2 Ekim 2008 Perşembe

Kanser Olacak Adam

Hakan Arıkan Anfield Road'daki hezimetin ardından "Hayatımda oynadığım en tuhaf maçtı.Düşünün sahada 22 kişi var ve 20 tanesi bana bakıyordu.Maç hep benim kalemin önünde oynandı.Top sanki duvara çarpıp bana geri geliyordu.Bir kere geldiler ve bir daha gitmediler." demişti. Menajerlerin hası Sinan Engin ise onca abuk subuk ifadesini özetlemek gerekirse "...Adamlar acımıyor." demişti Liverpool maçından sonra.
Bu sefer rakip Ukrayna ekibi Metalist Kharkiv. Futbolla az çok ilgilenen bir adam olarak benim ilk kez ismini duyduğum bu rakip karşısında Beşiktaş takımının menajeri,hocası,başkanı ve kalecisi aynı isimlerdi bayramın son gününe denk gelen UEFA kupası mücadelesinde.Top sanki duvara çarpıp geri geldi maç boyunca. 4 attılar bir o kadar daha atabilirlerdi. Allahtan İngilizler kadar acımasız çıkmadı Ukraynalılar.

Fc Metalist Kharkiv 4 - 1 Beşiktaş

Allah Beşiktaş taraftarlarına başka dert vermesin.

29 Eylül 2008 Pazartesi

Damir Mrsic

Futbol takımında Alex de Souza ne ise benim için , Damir Mrsic'de basketboldaki muadilidir. İyi Fenerlidir, çok büyük profesyoneldir. Hep çapkınlığından söz edilir ancak 38 yaşında bir adamın üst düzey mücadelenin içinde hala yer alabiliyor olması onun düzenli sporculuk yaşamının kanıtıdır.

Kıymetli ağabeyimizin eski basketbolcu olması ve spor sevgimizden ötürü olsa gerek Damir'i sadece Fenerbahçe değil , Netaş formalı yıllarından beri izlerim. Salsabasket'te muhteşem bir Damir Mrsic yazısı okuyunca o yazıyı ve netaş formalı resmi paylaşmak istedim.

İsimler konusunda yanılma hakkımı saklı tutarak Damir Mrsic'e olan hayranlığımın artmasına katkıda bulununan bir olayla tamamlayayım... Yanlış hatırlamıyorsam bir Fener-Galatasaray maçı. Damir'i Cüneyt Erden savunuyor. Eli sürekli Damir'in belinde savunmayı sürdüren Cüneyt'e birkaç kez eliyle vurarak teması kesmeye çalışan Damir bakıyor ki vazgeçeceği yok Cüneyt'in, (maç kopmuş bu sırada) bir eliyle topu sektirmeye devam ederken diğer elinin baş parmağı ile işaret parmağını birleştirerek yaptığı halkayı Cüneyt'e gösteriyor. Cüneyt'in yüz ifadesi ve olayı hakem Recep Ankaralı'ya şikayet etmesi görülmesi gereken muhteşem bir enstantaneydi. Merak edenler varsa, hakem teknik faulü çaldı ve suç cezasız kalmadı.

Allah rızası için 1 takım


Yılmaz hocam akbaba misali bu seferde Kocaeli'nin üzerine kondu. Türkiye'de çalıştırdığı 19. takım olan Kocaeli'de sezonu tamamlayabileceğini sanmadığımı belirttikten sonra, gelelim aşağıdaki listeye. Bilgileri Yılmaz Vural'ın kendi özgeçmişinden aldım. Haklı olarak çıkardığı takımları boldla yanlarına iliştirmiş ancak düşürdükleriyle ilgili bir bilgiye gerek duymamış.

1986 - 1987 Malatyaspor 1.Lig
1987 - 1988 Malatyaspor 1.Lig
1988 - 1989 Antalyaspor 2.Lig
1989 - 1990 Samsunspor 1.Lig
1989 - 1990 Bursaspor 1.Lig
1990 - 1991 Karşıyaka 1.Lig
1990 - 1991 Adanaspor1.Lig
1991 - 1992 Bursaspor 1.Lig
1992 - 1993 Bursaspor 1.Lig
1993 - 1994 Gaziantepspor 1.Lig
1994 - 1995 Eskişehirspor 2.Lig (1.Lige Yükselme)
1995 - 1996 Eskişehirspor 1.Lig
1995 - 1996 Sarıyerspor 2.Lig (1.Lige Yükselme)
1996 - 1997 Sarıyerspor 1.Lig
1996 - 1997 Trabzonspor 1.Lig
1997 - 1998 Trabzonspor1.Lig
1997 - 1998 Gençlerbirliğispor 1.Lig
1998 - 1999 Kombassan Konyaspor 2.Lig
1998 - 1999 Çanakkale Dardanelspor 1.Lig
1999 - 2000 Bursaspor 1.Lig
2000 - 2001 Denizlispor 1.Lig
2001 - 2002 Diyarbakırspor 1.Lig
2002 - 2003 Adanaspor A.Ş 1.Süper Lig
2003 - 2004 Adanaspor A.Ş 1.Süper Lig
2003 - 2004 Çaykur Rizespor 1.Süper Lig
2004 - 2005 MKE Ankaragücü 1.Süper Lig
2005 - 2006 Antalyaspor A.Ş 2.Lig A Kat. (Turkcell Süper Ligine Yükselme)
2006 - 2007 Antalyaspor A.Ş Turkcell Süper Lig
2007 - 2008 Vestel Manisaspor Turkcell Süper Lig
2008 - 200. Kocaelispor Turkcell Süper Lig

Hocamın 22 senelik teknik adamlık kariyerine sığdırdığı başarılarla postu bitirelim ;
  • 3 Kez Türkiye’de Yılın Antrenörü
  • 1986 - 1987 Malatyaspor
  • 1987 - 1988 Malatyaspor
  • 1989 - 1990 Bursaspor
  • 3 kez 1.Lige Yükselme
  • 1994 - 1995 Eskişehirspor
  • 1995 - 1996 Sarıyerspor
  • 2005 - 2006 Antalyaspor A.Ş
  • 2 kez Türkiye Kupası FİNAL
  • 1991 - 1992 Bursaspor (Bursaspor - Trabzonspor: 3 - 0) (Trabzonspor - Bursaspor: 5 - 1)
  • 1997 - 1998 Trabzonspor (Trabzonspor - Kocaelispor: 1 - 1) (Kocaelispor - Trabzonspor: 1 - 0)
  • 3 kez Başbakanlık Kupası
  • 1991 - 1992 Bursaspor ( Bursaspor - Fenerbahçe: 3 - 1)
  • 1995 - 1996 Trabzonspor (Trabzonspor - Beşiktaş: 4 - 0)
  • 1996 - 1997 Trabzonspor (Trabzonspor - Beşiktaş: 3 - 3 - Uzatma 3 - 4 )

720'

Şükür Kavuşturana


Deli Devid takımla birlikte çalışmaya başladı.

28 Eylül 2008 Pazar

Merak etmedim dersem yalan olur...

Mususi Ruhu

Bursaspor 5. maçlar sonucunda lider Trabzonspor'un ardından ikinci durumda ve tek mağlubiyetini Sivas deplasmanında aldı. 90 dakika izlediğim tek maçta Sivas'a mağlup olan Bursa'yı beğenmemiştim ancak aynı deplasmanda Fenerbahçe'yi izledikten sonra "yeşil timsahlara" haksızlık ettiğimi gördüm.
Timsah yürüyüşünün mucudi Mususi , Ercüment ve Baliç'i peşine takıp timsah yürüyüşünü Bursa'nın simgesi yaptığı yıllarda(94-97) bu seneye 5 maçta kaydettiği 4 golle muhteşem başlayan Sercan Yıldırım(1990 doğumlu) henüz futbola başlamamıştı. Yeşil incileri , yeşil timsahlara çeviren Uganda'lı Mususi 2005 yılında henüz 38 yaşındayken AIDS hastalığı sonucu ölmüş ancak arkasında Bursa şehrine çok güzel bir miras bırakmıştır. Bursa potansiyeli olan , her sezon ilk 5'te olması gereken , Avrupa kulüplerine Türkiye'de Bursa adında bir şehir olduğunu öğretmesi(anımsatması) gereken bir takım ve umuyorum performansını istikrarlı olarak arttırır.
3-2 galibiyetle sonuçlanan Kocaeli deplasmanında maçın son golü Türkiye gediklisi Maxim Romashchenko'dan geldi. 35 metreden kaydettiği inanılmaz gol öncesi maçın hakemi Aytekin Durmaz'la Belarus oyuncu arasında geçen diyalog ilginç;
"Frikik vuruşu öncesinde hakem Aytekin Durmaz topun duracağı yeri bana gösterdikten sonra kendisine "düdüğü bekleyecekmiyim hocam" dedim. O da bana "kaleye şut için çok uzak mesafe" dedi. Bende "görürüz hocam" dedim ve vuruşumu gerçekleştirdim, gol oldu. Galibiyeti kazandıran golü attığım için çok mutluyum. "